
PCOS Artık PMOS Olarak Adlandırılıyor: PMOS Nedir? Yeni İsmi Ne Anlama Geliyor?
Ekim 1, 2026
Op. Dr. Deniz Gökalp — Kapsamlı Hasta Soruları ve Yanıtları – 2.Bölüm
Ekim 21, 2026Op. Dr. Deniz Gökalp Kadın Hastalıkları Hasta Rehberi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı • Tüp Bebek Uzmanı
Bu rehber, mevcut web sitesi yazıları ve ilgili hizmet sayfaları temel alınarak hazırlanmış, ek hasta soruları ve güvenilir tıbbi kaynaklarla geliştirilmiş genel bilgilendirme metnidir. Muayene, kişisel tanı, reçete, tedavi planı veya hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yaş, gebelik haftası, hastalık öyküsü ve tetkik sonuçları değerlendirmeyi değiştirebilir. Hiçbir açıklama gebelik, canlı doğum veya tedavi başarısı garantisi vermez.
Acil başvuru: Şiddetli veya hızla artan karın ağrısı, yoğun kanama, bayılma, bilinç değişikliği, göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı veya gebelikte şiddetli baş ağrısı ve görme bozukluğu varsa 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Tüp bebek tedavisinden sonra hızla artan karın şişliği, sürekli kusma veya belirgin idrar azalması için tedavi ekibine hemen ulaşın; ağır belirtilerde acile başvurun. Kendinize veya bebeğe zarar verme düşüncesi ya da doğum sonrası ağır kafa karışıklığı, gerçek olmayan sesler veya görüntüler varsa acil yardım alın ve kişiyi yalnız bırakmayın.
Gebelikte su gelmesi veya bebeğin hareketlerinde belirgin azalma: Sancı başlamasını, ertesi günü ya da bir sonraki kontrolü beklemeyin; doğum ekibine gecikmeden ulaşarak aynı gün değerlendirme alın.
İçindekiler
- 1. Adet düzensizliği, hormonal sorunlar ve polikistik over
- 2. Enfeksiyonlar, cinsel sağlık ve pelvik taban
- 3. Miyom, polip, kistler, endometriozis ve ameliyatlar
- 4. Jinekolojik muayene, HPV, tarama ve kanser belirtileri
- 5. Ergenlik, menopoz ve yaşam boyu kadın sağlığı
3. Kadın hastalıkları
3.1. Adet düzensizliği, hormonal sorunlar ve polikistik over
Siklusun yaşa göre değerlendirilmesi
408. Adet döngüsü nasıl sayılır?
Adet döngüsü, kanamanın başladığı ilk günden sonraki kanamanın başladığı ilk güne kadar sayılır; lekelenme ile gerçek kanama birbirinden ayrılarak kaydedilmelidir. Erişkinlerde çoğu döngünün 21–35 gün arasında olması sık kullanılan bir çerçevedir, ancak tek bir ayın birkaç gün oynaması tek başına hastalık anlamına gelmez. Kişinin kendi düzenindeki kalıcı değişiklik daha değerlidir. [262] [264]
409. Yetişkinlerde kaç günde bir adet olmak normaldir?
Üreme çağındaki yetişkinlerde döngünün genellikle 21–35 gün sürmesi ve kanamanın çoğunlukla 7 günü aşmaması beklenir. Kanamaların sürekli 21 günden kısa aralıklarla gelmesi, 35 günden uzun sürmesi, belirgin biçimde değişkenleşmesi veya miktarının günlük yaşamı bozması değerlendirme gerektirir. Kişisel döngü düzeni, yalnızca ortalama gün sayısı kadar önemlidir. [262] [267]
410. Ergenlikte adet düzensizliği ne kadar normal kabul edilir?
İlk adetten sonraki ilk yıl düzensizlik sık görülebilir; yine de tek bir döngünün 90 günden uzun sürmesi değerlendirilmelidir. Menarştan 1–3 yıl sonra 21 günden kısa veya 45 günden uzun aralıklar, üçüncü yıldan sonra 21 günden kısa veya 35 günden uzun aralıklar ya da yılda sekizden az adet değerlendirme nedenidir. Akne ve düzensizlik ergenlikle örtüşebileceği için PCOS tanısı aceleyle konulmamalıdır. [276] [278]
411. Menopoza geçişte adetlerin değişmesi normal midir?
Perimenopozda yumurtlama ve hormon düzeyleri dalgalanabildiğinden adet aralıkları uzayabilir, kısalabilir veya bazı aylar kanama olmayabilir. Bununla birlikte 40 yaş sonrasında yeni başlayan, tekrarlayan, çok yoğun ya da ilişki sonrası kanamalar yalnızca menopoz geçişine bağlanmamalıdır. Özellikle uzun süren veya alışılmış düzenin belirgin dışındaki kanamalar jinekolojik değerlendirme gerektirir. [264] [267]
412. İlk adetim başlamadıysa ne zaman değerlendirilmeliyim?
İlk adetin 15 yaşına kadar başlamaması veya meme gelişiminin başlamasından üç yıl geçmesine rağmen adet görülmemesi primer amenore açısından değerlendirilmelidir. Yapısal farklılıklar, düşük östrojen, kronik hastalıklar, yoğun egzersiz, beslenme yetersizliği, genetik durumlar veya yumurtalık işlev bozukluğu gibi nedenler araştırılabilir. Değerlendirme büyüme-gelişme öyküsü, muayene, uygun hormon testleri ve gerektiğinde görüntülemeyi içerir. [268] [276]
Gecikme, amenore ve anormal kanama
413. Adetim geciktiğinde gebeliği ne zaman dışlamalıyım?
Gebelik ihtimali varsa adet gecikmesini doğrudan PCOS, stres veya başka bir hormon sorununa bağlamadan önce uygun zamanda gebelik testi yapılmalıdır. Evde yapılan test negatif olsa bile adet başlamaz, test çok erken yapılmış olabilir veya gecikmeler tekrarlarsa sağlık değerlendirmesi gerekir; hekiminiz gerekirse kan testi isteyebilir. Gecikmeye tek taraflı şiddetli ağrı, bayılma ya da yoğun kanama eşlik ediyorsa 112’yi arayın veya acile başvurun. [264] [268] [273]
414. Üç aydır adet olmadım; bu ne anlama gelir?
Daha önce adet gören bir kişide üç ay veya daha uzun süre kanama olmaması, sekonder amenore olarak adlandırılır; düzensiz döngüsü olanlarda değerlendirme eşiği kişisel öyküye göre belirlenir. İlk adım gebeliği dışlamak, ardından kilo değişimi, stres, egzersiz, ilaçlar, PCOS, tiroit, prolaktin ve yumurtalık işlevini incelemektir. TSH, prolaktin, FSH ve gerekirse estradiol veya görüntüleme istenebilir. [268] [273]
415. Sürekli geç veya çok sık adet görmenin nedenleri nelerdir?
Gebelik, ergenlik ve perimenopozdaki hormonal dalgalanmalar, PCOS, tiroit veya prolaktin sorunları, hızlı kilo değişimi, yoğun egzersiz ve stres adet aralığını değiştirebilir. Çok sık kanamanın arkasında yumurtlama bozukluğunun yanı sıra miyom, polip, adenomyozis, ilaçlar veya rahim içi araç bulunabilir. Tekrarlayan değişikliklerde kanamanın gerçekten adet mi, yoksa ara kanama mı olduğu da ayırt edilmelidir. [262] [264] [265]
416. Adetler arasında veya ilişki sonrasında kanama neden olur?
Ara kanama veya ilişki sonrası lekelenme; doğum kontrol yöntemi, enfeksiyon, rahim ağzı sorunları, polip, miyom, yumurtlama düzensizliği ya da gebelikle ilişkili olabilir. Tek bir ultrason sonucu bütün nedenleri dışlamaz; öykü, muayene, gebelik olasılığı ve uygun taramalar birlikte değerlendirilir. Tekrarlayan, artan, ağrılı veya gebelik ihtimaliyle birlikte olan kanamalar geciktirilmemelidir. [262] [264]
417. Adet kanamamın fazla olduğunu nasıl anlarım?
Ped veya tamponu bir-iki saatte bir değiştirme, iki farklı ürün kullanma, yedi günden uzun kanama, büyük pıhtılar, kıyafete veya yatağa geçme ve günlük yaşamdan uzak kalma ağır kanamayı düşündürür. Kanamanın miktarı kişinin alışılmış düzenine göre belirgin arttıysa da değerlendirme gerekir. Kansızlık açısından yorgunluk, çarpıntı, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtiler ayrıca sorgulanır. [267] [277]
418. Aşırı kanama kansızlık yapar mı?
Tekrarlayan veya uzun süren ağır kanama demir eksikliği ve kansızlığa yol açabilir; halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı ve nefes darlığı görülebilir. Değerlendirmede kanama öyküsü, muayene ve gerektiğinde tam kan sayımı ile demir durumuna bakılır; yalnızca demir takviyesi almak kanamanın nedenini çözmez. Miyom, polip, yumurtlama bozukluğu, kanama bozukluğu ve gebelikle ilişkili nedenler araştırılabilir. [267] [277]
419. Hangi adet kanaması veya ağrı acil değerlendirme gerektirir?
Kanama iki saatten uzun süre saatte en az bir pedi veya tamponu tamamen dolduruyor ve baş dönmesi, bayılacak gibi olma, nefes darlığı veya göğüs ağrısı eşlik ediyorsa 112’yi arayın ya da acile başvurun. Gebelik ihtimaliyle birlikte tek taraflı şiddetli ağrı, bayılma veya yoğun kanama dış gebelik gibi acil durumlar açısından bekletilmemelidir. Gebelikte su gelmesi veya bebeğin hareketlerinin azalması halinde aynı gün doğum ekibiyle iletişime geçilmelidir. [267] [268]
Adet ağrısı, PMS ve PMDD
420. Adet ağrısı ne zaman olağan, ne zaman araştırılmalıdır?
Adetin ilk günlerinde başlayıp kısa süren, günlük yaşamı belirgin bozmayan hafif-orta kramplar primer dismenore olabilir. Ağrı zamanla artıyorsa, daha uzun sürüyorsa, okula veya işe gitmeyi engelliyorsa ya da ilk yaklaşımlarla düzelmiyorsa endometriozis, adenomyozis, miyom veya başka bir neden araştırılmalıdır. Muayene ve duruma göre ultrason gerekebilir. [269]
421. Şiddetli adet sancısı endometriozis anlamına mı gelir?
Hayır; şiddetli ağrının tek nedeni endometriozis değildir, ancak ağrının giderek artması, ilişki sırasında veya dışkılama-idrar yaparken belirginleşmesi, ara kanama ya da gebe kalmada güçlük eşlik etmesi araştırmayı gerektirir. Adenomyozis, miyom, pelvik enfeksiyon ve başka durumlar da benzer yakınmalar yapabilir. Tanı yalnızca ağrı şiddetine veya tek bir görüntüleme bulgusuna göre konulmaz. [269]
422. PMS nedir ve belirtilerimi nasıl takip edebilirim?
PMS, adet öncesinde tekrarlayan göğüs hassasiyeti, şişkinlik, baş ağrısı, yorgunluk, irritabilite veya duygu değişikliklerinin yaşamı etkilemesidir. Belirtilerin ne zaman başladığını, adetle ne zaman azaldığını ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğini en az iki-üç ay her gün kaydetmek tanısal değerlendirmeyi kolaylaştırır. Depresyon, anksiyete ve tiroit hastalıkları PMS’ye eşlik edebilir veya benzer yakınmalar yapabilir. [270]
423. PMDD ile PMS arasındaki fark nedir?
PMDD, PMS’ye göre daha ağır duygudurum belirtilerinin ve iş, okul ya da ilişkilerde belirgin işlev kaybının öne çıktığı bir tablodur. Döngüsel örüntüyü doğrulamak için günlük kayıt tutulur; belirtiler yalnızca adet öncesi dönemde mi yoğunlaşıyor, yoksa ay boyunca sürüyor mu değerlendirilir. Kendine zarar verme düşüncesi varsa 112’yi arayın veya acil yardım alın. [270]
Hormonal nedenler ve yaşam tarzı
424. Stres, hızlı kilo değişimi veya yoğun egzersiz adetleri kesebilir mi?
Yoğun psikolojik stres, hızlı kilo kaybı, yetersiz enerji alımı ve aşırı egzersiz beynin yumurtlamayı yöneten hormonal sinyallerini baskılayabilir; hızlı kilo artışı da yumurtlamayı etkileyebilir. Bu durum hipotalamik amenore veya başka yumurtlama bozukluklarıyla ilişkili olabilir. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve sürdürülebilir egzersiz destekleyicidir, ancak aylar süren adet kesilmesi yalnızca yaşam tarzına bağlanmamalıdır. [262] [265] [266]
425. Doğum kontrol yöntemleri veya bazı ilaçlar adet düzenini değiştirir mi?
Hormon içeren yöntemler, rahim içi araçlar ve bazı ilaçlar kanamanın sıklığını, miktarını veya lekelenmeyi değiştirebilir. Yöntemi kendi kendine bırakmak yerine başlama tarihi, unutulan dozlar, diğer ilaçlar ve gebelik ihtimaliyle birlikte değerlendirme yapılmalıdır. Yeni başlayan veya giderek artan kanama, kullanılan yönteme bağlanmadan önce uygun jinekolojik incelemeyi gerektirebilir. [262] [267]
426. Tiroit hastalığı adet düzenini bozar mı?
Evet; tiroit bezinin az veya fazla çalışması yumurtlamayı ve kanama düzenini etkileyerek seyrek, sık, az veya fazla adet görülmesine yol açabilir. Halsizlik, kilo değişimi, çarpıntı, ısıya tahammülsüzlük, kabızlık veya saç değişiklikleri eşlik edebilir, ancak belirtiler tek başına tanı koydurmaz. Adet düzensizliğinde TSH başta olmak üzere tiroit değerlendirmesi öykü ve muayeneyle birlikte yorumlanır. [264] [265] [273]
427. Prolaktin yüksekliği adet gecikmesine neden olur mu?
Prolaktin yüksekliği seyrek adet veya amenore yapabilir; memeden süt gelmemesi bu olasılığı dışlamaz. Hafif yükselmeler stres, egzersiz, meme uyarısı veya bazı ilaçlarla geçici olabilir, bu nedenle tek bir sonuç klinik bağlamdan kopuk yorumlanmamalıdır. Gebelik testi, ilaç öyküsü, TSH ve gerektiğinde tekrarlanan prolaktin ölçümüyle değerlendirme yapılır. [268] [273]
428. 40 yaşından önce adet düzensizliği erken yumurtalık yetmezliği olabilir mi?
40 yaşından önce en az dört ay süren düzensiz veya olmayan adetler; sıcak basması, gece terlemesi, vajinal kuruluk ya da gebe kalmada güçlükle birlikteyse primer veya erken yumurtalık yetmezliği değerlendirilmelidir. Gebelik ve hormonal korunmanın etkisi dikkate alınarak adet öyküsü ve FSH ile inceleme yapılır; belirsizlikte FSH tekrarlanabilir. AMH tek başına tanı testi değildir; kemik, kalp-damar sağlığı, ruhsal durum ve doğurganlık da ele alınır. [273] [274]
PCOS ve PMOS tanısı
429. Polikistik over görünümü ile PCOS aynı şey midir?
Hayır. Ultrasonda çok sayıda küçük folikül görülmesi polikistik over morfolojisi olabilir; bu bulgu tek başına hormonal bir sendromu veya gerçek patolojik kistleri göstermez. PCOS tanısı erişkinde yumurtlama düzensizliği, klinik veya biyokimyasal androjen fazlalığı ve uygun over morfolojisi alanlarının birlikte değerlendirilmesi, ayrıca benzer nedenlerin dışlanmasıyla konur. [263] [271] [272]
430. Erişkinde PCOS tanısı nasıl konur?
Diğer nedenler dışlandıktan sonra erişkinde üç alandan en az ikisi aranır: düzensiz veya olmayan yumurtlama, klinik ya da biyokimyasal hiperandrojenizm ve uygun polikistik over görünümü. Düzensiz siklus ile hiperandrojenizm birlikteyse ultrason veya AMH tanı için zorunlu değildir; tek bir hormon sonucu, tek bir ultrason veya yalnızca kilo tanı koydurmaz. Değerlendirme gebelik olasılığı, ilaçlar ve yaşla birlikte planlanır. [271] [272] [273]
431. PCOS için “PMOS” adı gerçekten değişti mi?
The Lancet’te 12 Mayıs 2026’da yayımlanan ve 56 kuruluşun katıldığı küresel konsensüs sürecinde, daha önce PCOS denilen durum için “polyendocrine metabolic ovarian syndrome” ve kısaltması PMOS yeni ad olarak seçildi. Ancak yayın, sağlık sistemleri ve sınıflandırmalara geçişin yönetilen üç yıllık bir süreç olduğunu, uluslararası kılavuzun 2028’de güncelleneceğini bildiriyor. Ekim 2026’da PCOS ve PMOS terimlerinin birlikte görülmesi normaldir; Türkiye mevzuatının değiştiği veya eski tanıların geçersiz olduğu söylenemez. [263] [275] [279]
432. PMOS tanısı için yumurtalıklarda gerçek kist bulunması gerekir mi?
Hayır. PCOS/PMOS adındaki “polikistik” ifadesi, çoğu zaman gelişimin farklı aşamalarındaki küçük foliküllerin yanlışlıkla gerçek kist sanılmasına yol açabilir; sendrom tanısı kist varlığına dayanmaz. Adet ve yumurtlama düzeni, androjen bulguları veya ölçümleri, yaş, diğer hastalıkların dışlanması ve gerektiğinde over morfolojisi birlikte değerlendirilir. [263] [271] [275]
433. Ergenlerde PCOS tanısı neden daha temkinli konur?
Ergenliğin ilk yıllarında düzensiz yumurtlama, akne ve tüylenme normal gelişimle örtüşebildiği için tanı erişkinden daha zordur. 2025 uluslararası öneriler, ergen tanısında hem kalıcı ovulasyon düzensizliği hem de klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm aranmasını; ultrason ve AMH’nin tanı için kullanılmamasını önerir. Bulguları olan ancak ölçütleri karşılamayan ergenlerde damgalamadan, uygun zamanda yeniden değerlendirme planlanabilir. [276]
434. PCOS değerlendirmesinde hangi muayene ve testler yapılabilir?
Öyküde adet günleri, gebelik ihtimali, kullanılan ilaçlar, tüylenme-akne başlangıcı, kilo değişimi ve aile öyküsü sorgulanır; muayenede kan basıncı, cilt, tüylenme ve genel metabolik bulgular ele alınabilir. Total ve serbest testosteron gibi androjen ölçümleri, gebelik testi, TSH ve prolaktin gibi dışlama testleri istenebilir. Glukoz ve kardiyometabolik risk değerlendirmesi yaşa, belirtilere ve kişisel risklere göre planlanır. [271] [273] [276]
435. Düzenli adet gören bir kişide PCOS olabilir mi?
Düzenli görünen kanama her zaman düzenli yumurtlama olduğunu kanıtlamaz; klinik durum uygunsa yumurtlama ayrıca değerlendirilebilir. Bununla birlikte yalnızca akne, kilo, ultrason veya tek bir hormon sonucuna dayanarak PCOS tanısı konmaz. Şüphe; androjen bulguları, adet-yumurtlama öyküsü, gebelik planı ve benzer nedenlerin dışlanmasıyla bütüncül biçimde ele alınır. [271] [276]
PCOS/PMOS belirtileri, metabolik risk ve uzun dönem sağlık
436. PCOS tüylenme, akne ve saç seyrelmesine neden olabilir mi?
Androjen hormonlarının düzeyi veya etkisi arttığında yüz-vücutta kalın tüylenme, akne ve kadın tipi saç seyrelmesi görülebilir; ancak bu bulguların tümü her kişide bulunmaz. Fazla kilolu olmak tanı için şart değildir ve belirtiler kişinin değeriyle ilişkilendirilmemelidir. Tüylenme ve aknenin başlangıç yaşı, hızı, kullanılan ürünler ve diğer hormon belirtileri değerlendirilir. [263] [271]
437. Tüylenme veya akne ne zaman PCOS dışı bir nedeni düşündürür?
Tüylenme, akne veya saç değişikliğinin birkaç ay içinde hızla artması; ses kalınlaşması, kas yapısında belirgin değişme, klitoris büyümesi veya başka virilizasyon bulguları olması hızlı değerlendirme gerektirir. Çok yüksek androjen düzeyleri, böbreküstü veya yumurtalık kaynaklı hastalıklar, doğumsal adrenal hiperplazi, Cushing sendromu, ilaçlar veya ağır insülin direnci gibi başka nedenler araştırılabilir. Bu belirtiler “sadece PCOS” kabul edilmemelidir. [271] [276]
438. İnsülin direnci nedir ve PCOS’ta nasıl anlaşılır?
İnsülin direncinde hücreler insülinin etkisine daha az yanıt verir; pankreas bunu telafi etmek için daha fazla insülin üretebilir. PCOS’ta bu durum farklı vücut ağırlıklarında görülebilir, ancak tek bir açlık insülin sonucu insülin direncini güvenilir biçimde tanımlamaz ve rutin ölçümlerin doğruluğu sınırlıdır. Glukoz, diyabet riski, tansiyon, lipidler ve kişisel özellikler birlikte değerlendirilir. [271] [272]
439. PCOS’ta hangi metabolik kontroller yapılır?
PCOS değerlendirmesi adet ve doğurganlıkla sınırlı değildir; kan basıncı, kilo-bel çevresi, glukoz metabolizması, diyabet riski ve lipidler kişiye göre izlenebilir. Uyku apnesi belirtileri, ruhsal iyilik hali ve ailede diyabet-kalp damar hastalığı öyküsü de önem taşıyabilir. Kontrol aralığı yaşa, önceki sonuçlara, gebelik planına ve eşlik eden hastalıklara göre belirlenir. [271] [272]
440. Normal kiloda PCOS olabilir mi?
Evet. PCOS farklı vücut ağırlıklarında görülebilir; normal kilolu bir kişide de yumurtlama düzensizliği, hiperandrojenizm veya metabolik risk bulunabilir. Aynı şekilde kilo artışı tek başına PCOS tanısı değildir. Beslenme, hareket, uyku ve metabolik değerlendirme suçlayıcı olmayan, sürdürülebilir ve kişinin ihtiyaçlarına göre bir plan içinde ele alınmalıdır. [263] [271] [272]
441. Seyrek adet görmek rahim iç tabakasını etkiler mi?
Uzun süre yumurtlama olmaması, rahim iç tabakasının progesteronla düzenli karşılaşmadan östrojen etkisinde kalmasına ve kalınlaşmasına yol açabilir. Bu durum endometrium hiperplazisi riskini artırabilir; mutlak risk her kişi için aynı değildir ve gereksiz korku yaratmadan değerlendirilmelidir. Gebelik isteği, kanama örüntüsü ve kişisel risklere göre rahim iç tabakasını koruyucu yaklaşım hekimle planlanır. [271] [272]
Tedavi ilkeleri, gebelik planı ve izlem
442. PCOS/PMOS tedavisinde amaç nedir?
Tedavinin amacı tek bir “hormon değerini düzeltmek” değil; adet ve rahim iç tabakası güvenliğini, tüylenme-akne yakınmalarını, metabolik sağlığı, ruhsal iyilik halini veya gebelik hedefini kişiye göre ele almaktır. Gebelik istemeyen kişide kanama düzeni ve korunma, gebelik isteyen kişide yumurtlama ve diğer doğurganlık etkenleri öne çıkabilir. Aynı tanıdaki herkes için tek bir ilaç veya tek bir sıra yoktur. [271] [272]
443. Yaşam tarzı değişiklikleri PCOS’u düzeltebilir mi?
Düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve dengeli beslenme, uyku ve ruhsal iyilik hali PCOS yönetiminin parçalarıdır; yarar yalnızca kilo kaybıyla ölçülmez. Kılavuzlar herkes için üstün tek bir diyet göstermemektedir. Amaç, aşırı kısıtlayıcı veya suçlayıcı yaklaşımlar yerine sürdürülebilir alışkanlıklar ve gerekiyorsa diyetisyen desteğiyle kişiselleştirilmiş metabolik sağlık planıdır. [271] [272]
444. PCOS tanısı alan herkes metformin kullanmalı mıdır?
Hayır. Metformin bazı kişilerde glukoz metabolizması veya metabolik hedefler için düşünülebilir, ancak PCOS tanısı alan herkese otomatik olarak verilmesi gereken bir tedavi değildir. Karar; hedef, glukoz sonuçları, böbrek-karaciğer durumu, diğer ilaçlar, yan etkiler ve gebelik planıyla birlikte verilir; ilaca kendi kendine başlanmamalıdır. [271] [272]
445. Adetleri düzenlemek için hormon içeren tedaviler kullanılır mı?
Bazı hormon içeren yöntemler veya progestin seçenekleri uygun kişilerde kanamayı düzenleyebilir ve rahim iç tabakasını korumaya yardımcı olabilir; ancak bunlar herkese uygun değildir. Seçim gebelik isteği, migren, pıhtılaşma riski, tansiyon, karaciğer hastalığı, kullanılan ilaçlar ve kişinin tercihleriyle yapılır. Muayene olmadan başlamak, bırakmak veya başkasının ilacını kullanmak güvenli değildir. [267] [271] [272]
446. PCOS tüylenme ve akne tedavisiyle tamamen geçer mi?
Tedavi hedefi belirtileri azaltmak ve yaşam kalitesini artırmaktır; yanıtın derecesi kişiden kişiye değişir ve hormonal denge değişse bile tüylerin büyüme döngüsü nedeniyle sonuçlar zaman alabilir. Cilt tedavileri, tüy azaltma yöntemleri veya hormon düzenleyici seçenekler kişinin gebelik planı ve güvenlik durumuna göre seçilir. Kesin düzelme veya kalıcı sonuç garantisi verilmemelidir. [271] [272]
447. PCOS gebelik kalamayacağım anlamına mı gelir?
Hayır. PCOS düzensiz veya olmayan yumurtlama nedeniyle gebe kalmayı zorlaştırabilir, fakat kısırlık anlamına gelmez; bazı kişiler kendiliğinden gebe kalabilir. Gebelik planında yaş, yumurtlama, sperm, tüpler, rahim, metabolik durum ve diğer etkenler birlikte değerlendirilir; gerekirse yumurtlamaya yönelik veya yardımcı üreme seçenekleri kişiye göre konuşulur. Hiçbir yöntem herkes için kesin gebelik garantisi değildir. [263] [271] [272]
448. Gebelik planlıyorsam PCOS değerlendirmesinde nelere dikkat edilir?
Gebelik öncesinde adet ve yumurtlama düzeni, kan basıncı, glukoz metabolizması, kullanılan ilaçlar, beslenme, aşılar ve eşe ait üreme faktörleri gözden geçirilebilir. Adet düzensizliği varsa gebe kalmayı beklemeden değerlendirme planlanabilir; ancak hangi test veya tedavinin ne zaman yapılacağı yaşa ve kişisel öyküye bağlıdır. Tüp bebek her PCOS’lu kişi için ilk veya zorunlu seçenek değildir. [271] [272]
449. Adet günlüğü ve belirti kaydı doktora nasıl yardımcı olur?
Takvim veya uygulamada her kanamanın ilk gününü, süresini, lekelenmeyi, ürün değiştirme sıklığını, pıhtıları ve ağrı şiddetini kaydedin. Akne-tüylenme, baş ağrısı, duygu değişiklikleri, kullanılan ilaçlar, korunma yöntemi ve gebelik olasılığını da not etmek yararlıdır. PMS veya PMDD şüphesinde belirtileri her gün birkaç ay puanlamak döngüsel örüntüyü gösterir. [262] [270]
Başvuru, bilgilendirme ve onam
450. Adet düzensizliği veya PCOS için ne zaman randevu almalıyım?
Tekrarlayan gecikme, üç ayı aşan açıklanamayan adet yokluğu, sürekli 21 günden kısa veya 35 günden uzun döngü, yedi günden uzun ya da yaşamı bozan kanama, ara veya ilişki sonrası kanama değerlendirme gerektirir. Hızla artan tüylenme-akne, memeden süt gelmesi, sıcak basması, belirgin kilo değişimi veya gebe kalmada güçlük eşlik ediyorsa randevuyu ertelemeyin. Bayılma, nefes darlığı, göğüs ağrısı, saatte bir ped dolduran kanama veya gebelikle birlikte şiddetli tek taraflı ağrıda 112/acil gerekir. [264] [267] [268]
451. Türkiye’de muayene ve tedavi öncesi bilgilendirilmiş onam ne demektir?
T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Hasta Hakları Yönetmeliği kaydına göre hasta; sağlık durumu, önerilen tıbbi işlemin yararları ve olası sakıncaları, alternatifleri ve kabul etmemenin muhtemel sonuçları hakkında bilgi isteme hakkına sahiptir. Tıbbi müdahalelerde kural olarak hastanın rızası gerekir; acil ve mevzuatta belirtilen istisnalar saklıdır ve rıza genel olarak geri alınabilir. Ergen veya küçük hastalarda yasal temsilci ve çocuğun mümkün olduğunca sürece katılımı ayrıca ele alınır. [95]
3.2. Enfeksiyonlar, cinsel sağlık ve pelvik taban
Bu metin genel hasta bilgilendirmesi içindir; muayene, test ve kişisel tedavi planının yerini tutmaz. Belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Şiddetli ya da hızla artan ağrı, bayılma, bilinç değişikliği, nefes darlığı veya belirgin genel durum bozukluğunda 112’yi ya da acil servisi arayın; gebelikte kanama, su gelmesi veya bebeğin hareketlerinde azalma varsa aynı gün doğum ekibiyle iletişime geçin.
Vajinal akıntı ve tekrarlayan enfeksiyonlar
452. Normal vajinal akıntı nasıldır, hangi değişiklikler normal kabul edilmez?
Normal akıntı çoğunlukla saydam, beyazımsı veya krem kıvamında olur; belirgin kötü koku, kaşıntı ve yanma yapmaz. Miktarı adet döngüsü, yumurtlama, gebelik, emzirme veya cinsel uyarılma ile değişebilir. Yeni başlayan ya da kalıcı kötü koku, sarı-yeşil-gri renk, köpüklü veya peynirimsi yapı, kanama, ağrı ve tahriş normal akıntıdan farklıdır ve değerlendirme gerektirir. [285] [287] [292]
453. Akıntının rengi veya kokusu hangi enfeksiyon olduğunu kesin gösterir mi?
Hayır. Örneğin peynirimsi beyaz akıntı mantarı düşündürebilir, ancak kaşıntı ve akıntı başka nedenlerle de oluşabilir; sarı-yeşil akıntı trikomoniyazis, gonore, servisit veya farklı bir tabloyla ilişkili olabilir. Gri-beyaz ve balık kokulu akıntı bakteriyel vajinozu düşündürse de yalnızca renge bakarak tanı konmaz; öykü, muayene ve gerekirse örnekleme gerekir. [285] [287] [292]
454. Şeffaf ve uzayan “yumurta akı” akıntısı hastalık mıdır?
Koku, kaşıntı, yanma veya ağrı yoksa adet ortasında görülen şeffaf ve uzayan akıntı çoğu kişide östrojenle ilişkili normal bir döngü değişikliğidir. Bu görünüm yumurtlama dönemine denk gelebilir, ancak tek başına yumurtlamanın kesin kanıtı veya gebelik göstergesi değildir. Yeni kötü koku, kanama ya da ağrı eklenirse enfeksiyon ve diğer nedenler için değerlendirme yapılmalıdır. [287]
455. Vajinal mantar enfeksiyonu nedir ve nasıl anlaşılır?
Vajinal mantar, çoğunlukla Candida türlerinin aşırı çoğalmasıyla gelişen bir vajinit türüdür. Yoğun kaşıntı, kızarıklık, hassasiyet, dış bölgede idrarla yanma, ilişki sırasında ağrı ve genellikle kokusuz koyu beyaz akıntı görülebilir. Bu belirtilerin hiçbiri tek başına mantara özgü değildir; ilk atakta, gebelikte, tedaviye yanıt alınmadığında veya yakınma tekrarladığında muayene ve uygun test önemlidir. [285] [293]
456. Bakteriyel vajinoz nedir, cinsel yolla bulaşan bir hastalık mıdır?
Bakteriyel vajinoz, vajinanın koruyucu bakteri dengesinin değişmesiyle oluşur; klasik anlamda bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon olarak sınıflandırılmaz. İnce, homojen gri-beyaz akıntı ve özellikle ilişki ya da adet sonrasında artan balık kokusu görülebilir, fakat kaşıntı şart değildir ve bazı kişiler belirti yaşamaz. Cinsel aktiviteyle ilişkili olabilir; yine de partnerin otomatik olarak tedavi edilmesi standart yaklaşım değildir. [285] [294] [295]
457. Mantar veya bakteriyel vajinoz neden tekrarlıyor olabilir?
Tekrarlama; antibiyotik kullanımı, diyabet, gebelik, bağışıklığı etkileyen durumlar, vajinal duş, yeni bir mikrobiyal değişim veya ilk tanının yanlış olmasıyla ilişkili olabilir. Bir yıl içinde üç ya da daha fazla belirti veren mantar atağında kültür ya da uygun moleküler testle tür doğrulaması düşünülebilir. Tekrarlayan bakteriyel vajinozda da eşlik eden CYBE’ler, tetikleyiciler ve enfeksiyon dışı nedenler değerlendirilir; koruyucu tedavi kişiye göre planlanır. [293] [294]
458. Vajinal enfeksiyon tanısı için hangi değerlendirmeler yapılır?
Değerlendirmede belirtilerin başlangıcı, adet ve gebelik durumu, cinsel temas, önceki ilaçlar ve kullanılan temizlik ürünleri sorulur. Vulva ve vajina muayenesine ek olarak vajinal pH, mikroskopi, kültür veya uygun moleküler testler seçilebilir; idrar ya da CYBE testleri de gerekebilir. Aynı yakınma farklı hastalıklarda görülebildiği için yalnızca internetten veya eski reçeteden hareketle ilaç seçmek doğru değildir. [292] [295]
459. Vajinal duş, parfümlü sabun veya “feminen hijyen” ürünleri gerekli midir?
Hayır. Vajinanın içini yıkamak, deodorant, parfümlü sabun, antiseptik veya kokulu “hijyen” ürünlerini kullanmak tahrişe ve koruyucu bakteri dengesinin bozulmasına yol açabilir. Dış genital bölge ılık suyla nazikçe temizlenebilir ve ovalamadan kurulanabilir; vajinanın içine ürün sokulmamalıdır. Koku veya kaşıntı varsa temizlik ürünlerini artırmak yerine altta yatan neden araştırılmalıdır. [285] [295] [299]
460. Probiyotik, yoğurt, sirke veya karbonat vajinal enfeksiyonu tedavi eder mi?
Probiyotiklerin vajinal mantarı tedavi ettiğini veya bakteriyel vajinozda standart tedavinin yerini tuttuğunu gösteren yeterli ve tutarlı kanıt yoktur. Yoğurt, sirke, karbonat, esansiyel yağ ve benzeri ürünleri vajinaya yerleştirmek tahriş, yanık veya tanıda gecikme yaratabilir. Özellikle gebelikte, ilk atakta veya tekrarlayan belirtilerde evde uygulama yerine nedenin doğrulanması gerekir. [293] [294]
461. Gebelikte akıntı veya lekelenme ne zaman önemlidir?
Gebelikte akıntı miktarı artabilir; ancak kötü kokulu, sarı-yeşil, köpüklü akıntı, kaşıntı, yanma, ateş, kasık ağrısı veya idrar yakınması değerlendirilmelidir. Pembe ya da kahverengi lekelenme her zaman ciddi bir sorun anlamına gelmez, fakat gebelikte kanama uzaktan normal kabul edilmemelidir. Kanama artarsa, şiddetli ağrı, su gelmesi veya bebeğin hareketlerinde azalma olursa gecikmeden aynı gün doğum ekibine, ağır durumda acile başvurun.
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve pelvik enfeksiyonlar
462. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar belirti vermeden olabilir mi, ne zaman test gerekir?
Evet. Klamidya, gonore, HIV, sifiliz, trikomoniyazis, HPV ve herpes enfeksiyonlarının bir bölümü belirti vermeyebilir; akıntı veya ağrı olmaması bulaşı dışlamaz. Yeni ya da birden fazla partner, prezervatifsiz temas, partnerde CYBE tanısı, genital yara, ilişki sonrası kanama, olağandışı akıntı veya pelvik ağrı varsa test gereksinimi değerlendirilmelidir. Test türü temasın şekline, gebelik durumuna ve belirtilere göre seçilir. [296]
463. CYBE tanısı konulursa partner de değerlendirilmeli midir?
Birçok CYBE’de partnerin test edilmesi ve gerekiyorsa tedavi edilmesi yeniden bulaşmayı azaltır. Klamidya, gonore ve trikomoniyaziste partner yaklaşımı önemlidir; basit mantarda belirtisiz partnerin rutin tedavisi genellikle gerekmez, bakteriyel vajinozda da otomatik partner tedavisi standart değildir. Partnerle konuşmak şiddet veya güvenlik riski doğuruyorsa bildirim biçimi sağlık ekibiyle, mahremiyet ve kişisel güvenlik gözetilerek planlanmalıdır. [293] [294] [296]
464. Prezervatifler CYBE’lerden tamamen korur mu, aşılar ne sağlar?
Prezervatifin vajinal, anal ve oral ilişkide doğru ve her seferinde kullanılması HIV dâhil birçok CYBE riskini önemli ölçüde azaltır. HPV, herpes ve sifiliz gibi cilt temasıyla bulaşabilen enfeksiyonlarda kaplanmayan bölgeler nedeniyle koruma tam değildir. HPV ve hepatit B aşıları korunmanın parçasıdır; aşı, gerektiğinde yapılacak testin veya rahim ağzı taramasının yerini tutmaz. [296]
465. HPV pozitifliği ne anlama gelir; partnerin sadakatsizliğini gösterir mi?
HPV çok sık görülen ve çoğu zaman belirti vermeyen bir enfeksiyondur. Pozitif sonuç virüsün ne zaman edinildiğini veya kimden bulaştığını göstermez; partnerler arasında paylaşılabilir ve yıllar sonra yeniden saptanabilir, bu nedenle tek başına sadakatsizlik kanıtı değildir. HPV’nin rahim ağzı ile ilişkisi nedeniyle uygun tarama önemlidir; Türkiye’deki güncel ulusal tarama programının yaş ve aralık ayrıntıları 13. tematik bölümde ele alınmaktadır. [286] [291] [296] [310]
466. Genital siğil nasıl tedavi edilir, HPV aşısı oluşmuş siğili yok eder mi?
Genital siğiller HPV’nin bazı tipleriyle ilişkili olabilir ve tedavi; lezyonun sayısı, boyutu, yeri, gebelik durumu ve kişinin tercihine göre kriyoterapi, uygun topikal tedavi veya işlem seçeneklerinden biri olabilir. HPV aşısı yeni enfeksiyonlara karşı korunmaya yardım eder, ancak mevcut siğili doğrudan tedavi etmez ve tarama yerine geçmez. Siğili koparmak, yakmak veya reçetesiz ürün sürmek kanama ve tahrişe yol açabilir. [283] [286]
467. Genital herpes nasıl anlaşılır, her durumda kan testi gerekir mi?
Genital herpes ağrılı su dolu kabarcıklar, yüzeysel yaralar, yanma veya hassasiyet yapabilir; ancak belirtiler hafif olabilir ya da hiç fark edilmeyebilir. Aktif lezyon varsa lezyondan PCR/NAAT veya uygun kültür tanıya yardımcı olur; lezyon yokken rastgele sürüntü enfeksiyonu güvenilir biçimde dışlamaz ve genel toplum taraması için kan testi önerilmez. Aktif lezyon veya ön belirti döneminde cinsel temastan kaçınmak ve prezervatif kullanmak bulaş riskini azaltır. [297]
468. Pelvik inflamatuar hastalık (PID) nedir, hangi belirtilerde beklenmemelidir?
PID, rahim, tüpler ve çevre dokuları içeren üst genital sistemin iltihabıdır; klamidya ve gonore sık etkenler olsa da vajinal floradaki mikroorganizmalar da rol oynayabilir. Alt karın ağrısı, ilişki sırasında ağrı, olağandışı akıntı veya kanama, ateş ve muayenede hassasiyet görülebilir; belirtiler hafif olsa bile gecikmek tüplerde hasar ve ileride gebelik sorunları riskini artırabilir. Şiddetli ağrı, yüksek ateş, sürekli kusma, bayılma veya gebelik olasılığında aynı gün acil değerlendirme gerekir. [298]
469. PID geçirirken partner ve tedavi takibi neden önemlidir?
PID şüphesinde amaç yalnız ağrıyı azaltmak değil, üst genital sistemdeki enfeksiyonu gecikmeden kontrol altına almak ve kalıcı hasarı önlemektir. Olası CYBE etkenlerine göre partner değerlendirmesi ve cinsel temasa ara verme önerilebilir; partner tedavisi tamamlanmadan yeniden temas bulaş döngüsünü sürdürebilir. Başlanan tedaviye rağmen belirtiler yaklaşık 72 saat içinde düzelmiyorsa veya kötüleşiyorsa yeniden değerlendirme gerekir. [298]
Vulva ve Bartholin bölgesi
470. Vulvar kaşıntı her zaman mantar mıdır?
Hayır. Kontakt dermatit, parfümlü ürünler, tıraş ve sürtünmeye bağlı tahriş, folikülit, liken skleroz gibi cilt hastalıkları, herpes, Bartholin sorunları ve vulvodini de kaşıntı veya yanma yapabilir. Kalıcı ya da tekrarlayan kaşıntıda vulva görülmeli, gerekirse akıntı örneği alınmalıdır. Beyazlaşma veya kalınlaşma, iyileşmeyen yara, kanama, kitle ya da tek taraflı değişiklik varsa gecikmeden muayene olun. [299] [303]
471. Bartholin kisti ile apsesi arasındaki fark nedir?
Bartholin kisti, vajina girişinin bir yanında bez kanalının tıkanmasına bağlı sıvı birikimidir ve küçükse ağrısız olabilir. Apse ise enfeksiyon geliştiğinde şişliğin hızla büyümesi, belirgin ağrı, kızarıklık, sıcaklık, hassasiyet, irin veya ateşle seyredebilir. Ağrılı ve hızla büyüyen şişlikte değerlendirme gerekir; kisti sıkmak, iğneyle delmek veya evde boşaltmaya çalışmak enfeksiyon ve doku hasarı riskini artırır. [284] [300]
472. Bartholin kisti kendiliğinden geçebilir mi, ne zaman işlem gerekir?
Küçük, enfekte olmayan ve belirti vermeyen bir kist bazen kendiliğinden küçülebilir; hafif yakınmada ılık oturma banyosu rahatlatabilir. Yürümeyi, oturmayı veya ilişkiyi bozan; büyüyen, tekrarlayan ya da apseleşen kistte drenaj, Word kateteri veya tekrarlayan olguda marsupializasyon gibi seçenekler değerlendirilir. Antibiyotik her kistte rutin değildir; ateş, çevre dokulara yayılan enfeksiyon veya seçilmiş CYBE riski varsa gerekebilir. [284] [300]
473. Kırk yaşından sonra yeni Bartholin bölgesi kitlesi neden daha dikkatli incelenir?
Kırk yaşından sonra yeni ortaya çıkan Bartholin bölgesi kitlesi her zaman kanser anlamına gelmez; ancak bu yaş grubunda yalnızca basit kist varsayımıyla izlenmemelidir. Muayenede kitlenin özelliklerine göre biyopsi veya çıkarılarak patolojik inceleme önerilebilir. Hızlı büyüme, sertlik, kanama, iyileşmeyen yara veya tekrarlama varsa değerlendirme daha da önem kazanır. [284]
Cinsel işlev, ağrı ve kuruluk
474. Ağrılı ilişkinin nedenleri nelerdir ve ne zaman başvurmalıyım?
Ağrılı ilişki vajinal kuruluk, mantar veya başka vajinitler, tahriş, vulvodini, vajinismus, PID, endometriozis ya da doğum sonrası doku sorunlarıyla ilişkili olabilir. Ağrı yeni başladıysa, sıklaşıyor veya şiddetleniyorsa; kanama, akıntı, ateş, idrar yakınması ya da pelvik ağrı eşlik ediyorsa değerlendirme gerekir. Nedene göre nazik muayene, akıntı testi, idrar testi veya ultrason seçilebilir; ağrıya rağmen penetrasyonu sürdürmek önerilmez. [301] [302]
475. Vajinal kuruluk neden olur, ne yardımcı olabilir?
Emzirme, perimenopoz ve menopozdaki hormon değişimleri, bazı ilaçlar, tahriş, kaygı veya cinsel uyarılma için yeterli zaman olmaması kuruluğa yol açabilir. Yanma, hassasiyet, küçük çatlaklar ve ilişki sırasında ağrı yapabilir. Su veya silikon bazlı kayganlaştırıcı, düzenli vajinal nemlendirici ve yeterli uyarılma yardımcı olabilir; kalıcı, şiddetli veya kanamayla birlikte kurulukta altta yatan neden ve uygun yerel tedavi değerlendirilmelidir. [295] [301] [302]
476. Cinsel istekte azalma ne zaman bir sağlık sorunu olarak değerlendirilir?
Cinsel istekte değişim; stres, kaygı veya depresyon, ilişki sorunları, ağrı ve kuruluk, gebelik-lohusalık, menopoz, bazı ilaçlar, hormonal korunma ve kronik hastalıklarla ilişkili olabilir. Tek bir “normal” istek düzeyi yoktur; değişim kişiyi üzüyorsa, ilişkisini etkiliyorsa veya belirgin ve kalıcıysa değerlendirme anlamlıdır. Görüşmede uyku, ruhsal durum, ilaçlar, ağrı, hormon dönemi ve ilişki koşulları birlikte ele alınır. [302] [309]
477. Vajinismus nedir; isteksizlik veya “gevşeyememe” anlamına mı gelir?
Vajinismus, vajina girişindeki kasların istem dışı kasılması nedeniyle penetrasyonun, tampon kullanımının veya jinekolojik muayenenin ağrılı, zor ya da imkânsız hale gelmesidir. Cinsel istek bulunabilir; bu durum isteksizlik, kişinin suçu veya himen görünümüyle açıklanmaz. Enfeksiyon, cilt hastalığı, kuruluk, vulvodini ve diğer ağrı nedenleri de değerlendirilmelidir. [288] [301] [302]
478. Vajinismus tanısı konulurken muayene zorunlu veya ağrılı mıdır?
Tanı öncelikle kişinin öyküsüyle; kasılmanın ne zaman olduğu, ağrı yeri ve tampon ya da muayenede ne yaşandığı anlaşılmaya çalışılarak konur. Muayene gerekiyorsa kişinin açık onamı alınır ve dıştan değerlendirme ya da kademeli, nazik bir yaklaşım seçilebilir; ağrılı spekulum muayenesi her durumda şart değildir. Kişi istediği anda durma hakkına sahiptir ve güvenli bir muayene planı önceden konuşulmalıdır. [288] [301]
479. Vajinismus tedavi edilebilir mi; botoks veya birkaç seans kesin çözüm sağlar mı?
Vajinismus için tek bir tedavi yoktur ve süre kişiye göre değişir; “yüzde 100 iyileşme”, “birkaç seansta kalıcı çözüm” veya tek bir yöntemin herkeste işe yarayacağı söylenemez. Enfeksiyon ve diğer ağrı nedenleri dışlandıktan sonra pelvik taban fizyoterapisi, gevşeme ve kademeli duyarsızlaştırma, gerektiğinde dilatör, psikoseksüel destek veya çift iletişimi birlikte planlanabilir. Botoks bazı seçilmiş durumlarda tartışılabilir, ancak rutin ya da garantili çözüm değildir; zorlamak yakınmayı artırabilir. [288] [301] [302]
480. Vulvodini nedir, mantar enfeksiyonundan nasıl ayrılır?
Vulvodini, enfeksiyon, cilt hastalığı veya başka açıklayıcı bir neden bulunmadan en az üç ay süren vulvar ağrıdır; yanma, batma, hamlık veya dokunmayla tetiklenen ağrı şeklinde olabilir. Görünür bulgu az olsa bile gerçek bir yakınmadır. Tanıda öykü, vulva muayenesi, hassas alanların nazikçe değerlendirilmesi ve gerekirse akıntı testi veya biyopsiyle diğer nedenlerin dışlanması gerekir; tedavi cilt bakımı, pelvik taban ve ağrı-cinsel sağlık desteğini birleştirebilir. [299] [303]
481. Himen görünümü veya “bekâret muayenesi” cinsel geçmişi gösterir mi?
Hayır. Himenin görünümü kişiden kişiye değişir; cinsel ilişki yaşanıp yaşanmadığını güvenilir biçimde gösteren bilimsel veya klinik bir muayene yoktur. Enfeksiyon ya da CYBE riski de medeni durum, partner sayısı veya himen görünümünden çıkarılamaz. Sağlık değerlendirmesi gerçek belirtilere, bilgilendirilmiş onama, mahremiyete ve kişinin güvenliğine dayanmalıdır. [308]
İdrar yolu ve pelvik taban
482. İdrar yolu enfeksiyonu hangi belirtilerle anlaşılır, ne zaman acildir?
İdrar yaparken yanma, sık veya ani idrara çıkma, bulanık ya da kanlı idrar ve alt karın ağrısı idrar yolu enfeksiyonunda görülebilir. Kaburga altına vuran sırt ağrısı, ateş, titreme, belirgin halsizlik veya hızla kötüleşme böbrek enfeksiyonunu düşündürür; gebelikte, diyabette, bağışıklık baskılanmasında, tekrarlayan enfeksiyonda veya idrarda kan varsa gecikmeden değerlendirme gerekir. Bilinç bulanıklığı, aşırı uyku hali veya konuşma güçlüğünde 112/acil başvurusu gerekir. [304]
483. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunda her yanmada antibiyotik başlanır mı?
Hayır. Yanma; vajinit, cilt tahrişi, cinsel temas sonrası hassasiyet veya başka bir idrar yolu sorunundan da kaynaklanabilir. Tekrarlayan yakınmalarda idrar örneği ve kültür, risk faktörleri, taş veya boşaltım sorunu gibi nedenler değerlendirilmeden art arda antibiyotik kullanmak direnç ve yan etki riskini artırabilir. Gebelikte veya ateş, böğür ağrısı ve kanlı idrarda aynı gün sağlık değerlendirmesi gerekir. [304]
484. İdrar kaçırmanın tipleri nelerdir?
Öksürme, gülme, hapşırma veya egzersizle olan kaçırma stres tipi; ani ve bastırılamayan sıkışmayla tuvalete yetişememe sıkışma tipi olarak adlandırılır. Bazı kişilerde ikisi birlikte, yani karma tip görülür. İdrar yolu enfeksiyonu, kabızlık, doğum, pelvik taban sorunları, bazı ilaçlar, kafein ve alkol yakınmayı artırabilir; tip belirlenmeden tedavi seçilmemelidir. [282] [305]
485. İdrar kaçırma nasıl değerlendirilir, hangi tedaviler konuşulabilir?
Değerlendirme; kaçırmanın zamanı ve miktarı, sıvı tüketimi, aciliyet, doğum ve ameliyat öyküsü ile birkaç günlük mesane günlüğünü içerir. Muayenede pelvik taban, idrar yolu ve gerekirse idrar testi değerlendirilir; her kişide ileri görüntüleme veya invaziv test gerekmez. Kaçırma tipine göre mesane eğitimi, denetimli pelvik taban fizyoterapisi, yaşam düzenlemesi, ilaç, destek cihazı veya cerrahi seçenekler konuşulabilir. [282] [305]
486. İdrar kaçırmada ameliyat ne zaman düşünülür, başarı garantisi var mıdır?
Ameliyat, kaçırmanın tipi ve şiddeti netleştirildikten, uygun konservatif seçenekler değerlendirildikten ve kişinin hedefleriyle uyumlu olduğu görüldükten sonra seçenek olabilir. Sling, kolposüspansiyon, üretral dolgu veya başka yöntemler aynı soruna ve her kişiye uygun değildir; bazıları zamanla tekrarlayabilir ve kanama, enfeksiyon, idrar yapma güçlüğü ya da başka komplikasyonlar taşıyabilir. “Kalıcı ve kesin çözüm” yerine yarar, risk, alternatif ve yeniden tedavi olasılığı onamda konuşulmalıdır. [282] [305]
487. Pelvik organ sarkması nasıl anlaşılır?
Mesane, rahim veya bağırsağın vajinaya doğru bombeleşmesi pelvik organ sarkmasına yol açabilir. Vajinada ağırlık veya basınç, ele gelen kitle, idrarı tam boşaltamama, kabızlık, dışkılama güçlüğü ya da ilişkide rahatsızlık görülebilir. Yakınma yaşamı etkiliyorsa veya dışarı çıkan kitle, kanama, idrar yapamama ya da şiddetli ağrı varsa muayene gerekir; değerlendirme çoğunlukla öykü ve pelvik muayeneyle başlar. [306] [307]
488. Pelvik organ sarkmasında her zaman ameliyat gerekir mi?
Hayır. Belirti yoksa veya hafifse izlem, kabızlığın ve zorlanmanın azaltılması, pelvik taban fizyoterapisi ve uygun kişide vajinal destek aparatı (pessar) seçenekleri olabilir. Ameliyat kararı sarkmanın yerine ve derecesine, belirtilere, önceki işlemlere, genel sağlığa ve gebelik/doğurganlık planına göre verilir. Amaç yalnız görüntüyü değil, idrar-bağırsak işlevini, ağrıyı ve yaşam kalitesini birlikte değerlendirmektir. [306] [307]
489. Pelvik taban egzersizi nasıl yapılır, herkese uygun mudur?
Doğru çalışma, gazı tutar gibi pelvik taban kaslarını nazikçe içeri-yukarı çekip nefes almaya devam etmek ve ardından tamamen gevşetmektir. İdrar akışını her seferinde durdurarak egzersiz yapmak önerilmez; bu durum boşaltım alışkanlığını bozabilir. Stres tipi kaçırma veya bazı sarkmalarda güçlendirme yararlı olabilir, ancak kaslar aşırı gerginse ağrı, vajinismus veya vulvodini artabilir; kişiye özel fizyoterapi gerekebilir. [303] [305] [307]
Labiaplasti ve vajinoplasti hakkında
490. Vulvanın küçük dudaklarının büyük veya asimetrik olması hastalık mıdır?
Hayır. Vulvanın boyutu, şekli, rengi ve iki tarafın birbirine eşit olup olmaması kişiden kişiye geniş ölçüde değişir; küçük dudakların dış dudaklardan daha uzun görünmesi normal bir varyasyon olabilir. Ergenlik, yaş, gebelik ve menopozla görünüm değişebilir. Tek bir “doğru” görünüm yoktur; hastalık kararı yalnız görünüşe değil ağrı, tekrarlayan travma, işlev kaybı veya belirgin tıbbi nedene dayanır. [289] [290]
491. Labiaplasti hangi durumlarda değerlendirilebilir?
Labiaplasti, küçük dudak dokusunun cerrahi olarak yeniden şekillendirilmesidir; görünüm kaygısı ile belgelenmiş ağrı, tekrarlayan sürtünme veya doğumsal/yaralanmaya bağlı işlevsel sorun aynı şey değildir. Önce cilt hastalığı, enfeksiyon, vulvodini, travma, beden algısı ve gerçek işlev yakınması değerlendirilmelidir. Yalnızca normal anatominin reklamla “düzeltilmesi” tıbbi gereklilik olarak sunulmamalı; karar kişinin özgür ve gerçekçi beklentileriyle verilmelidir. [280] [289] [290]
492. Labiaplasti için bilgilendirilmiş onamda hangi riskler konuşulmalıdır?
Onamda işlemin amacı, alternatifleri ve cerrahın deneyimi kadar ağrı, kanama, enfeksiyon, yara iyileşme sorunu, skar, yapışıklık, asimetri, duyu değişikliği, ilişki sırasında ağrı ve yeniden ameliyat gereksinimi de açıkça konuşulmalıdır. Cinsel hazzı, libidoyu veya beden algısını artıracağına dair güvenilir bir garanti yoktur. Anestezi, iyileşme, cinsel ilişkiye ve fiziksel aktiviteye dönüş zamanı ile beklenmeyen sonuçlarda başvuru planı kişiye özel açıklanmalıdır. [280] [289] [290]
493. Vajinoplasti ne demektir; her “vajinal genişlik” şikâyetinde gerekli midir?
Vajinoplasti tek bir standart işlemi ifade etmez; doğumsal darlık veya yokluk, travma ya da bazı tedaviler sonrası oluşan yapısal sorunların rekonstrüksiyonundan, kozmetik “sıkılaştırma” amacıyla pazarlanan işlemlere kadar farklı anlamlarda kullanılabilir. Vajinal genişlik hissi tek başına hastalık veya ameliyat gerekliliği değildir; kuruluk, ağrı, sarkma, pelvik taban koordinasyonu ve cinsel işlev de değerlendirilmelidir. Hedef ve anatomik sorun netleşmeden işlem seçilmez. [281] [289] [290]
494. Vajinoplastide riskler, alternatifler ve onam nasıl ele alınır?
Rekonstrüktif bir gereklilik varsa amaç, beklenen işlevsel kazanım ve kullanılan yöntemin sınırları açıklanır; kozmetik işlemde ise güvenlik ve etkinlik kanıtının sınırlı olduğu özellikle belirtilir. Kanama, enfeksiyon, skar veya darlık, ağrı, duyu değişikliği, ilişki sorunları, idrar yakınmaları ve yeniden ameliyat olasılığı onamın parçasıdır. Pelvik taban fizyoterapisi, kayganlaştırıcı, ağrı/kuruluk tedavisi, pessar veya başka cerrahi dışı seçenekler uygunluğa göre önce ya da birlikte konuşulabilir. [281] [289] [290]
495. “Vajinal gençleştirme” veya lazer işlemleri güvenli bir alternatif midir?
“Vajinal gençleştirme” tıbbi olarak tek bir tanı veya standart yöntem değildir; çoğunlukla pazarlama ifadesidir. Enerji temelli lazer ve benzeri uygulamaların vajinal kozmetik cerrahi, menopoz yakınmaları, idrar kaçırma veya cinsel sorunları güvenli ve etkili biçimde tedavi ettiğini gösteren yeterli kanıt bulunmayabilir; yanık, skar ve uzun süren ağrı gibi zararlar bildirilebilir. İşlem düşünülüyorsa cihaz, amaç, kanıt, alternatif ve riskler açıkça sorulmalı; sonuç garantisi kabul edilmemelidir. [289] [290]
496. Hangi belirtilerde beklemeden 112’ye veya acile başvurmalıyım?
Şiddetli ya da hızla artan alt karın/pelvik ağrı, bayılma, bilinç değişikliği, nefes darlığı, yüksek ateşle kötüleşme, sürekli kusma, ağır kanama veya belirgin genel durum bozukluğu acil değerlendirme gerektirir. Gebelikte kanama, su gelmesi veya bebeğin hareketlerinde belirgin azalma varsa aynı gün doğum ekibiyle iletişime geçilmelidir. Vajina girişinde hızla büyüyen ve çok ağrılı şişlik, idrar yapamama ya da işlem sonrası hızla artan ağrı da bekletilmemelidir.
3.3. Miyom, polip, kistler, endometriozis ve ameliyatlar
Miyomlar
497. Miyom nedir, hangi tipleri vardır?
Miyom, rahmin kas tabakasından gelişen ve çoğunlukla iyi huylu olan bir oluşumdur. Rahim boşluğuna doğru büyüyen submüköz, rahim kası içinde bulunan intramural, dış yüzeye doğru büyüyen subseröz ve saplı miyomlar görülebilir; aynı kişide birden fazla tip bulunabilir. Belirti ve tedavi gereksinimi yalnızca miyomun adına veya çapına değil, yerleşimine, sayısına, büyüme eğilimine ve şikâyetlere göre değerlendirilir. [139] [311] [336]
498. Miyom hangi belirtilere yol açar?
Miyom hiç belirti vermeyebilir; belirti verdiğinde uzun veya yoğun adet, ara kanama, pıhtılı kanama, kansızlık, adet sancısı, pelvik-bel ağrısı ve cinsel ilişkide ağrı yapabilir. Büyük veya uygun yerdeki miyomlar mesaneye ya da bağırsağa bası yaparak sık idrara çıkma, tam boşaltamama hissi veya kabızlığa yol açabilir. Kanama günlük yaşamı bozuyor, halsizlik-nefes darlığı yapıyor, ağrı yeni başladıysa veya gebelik planı etkileniyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir. [139] [311] [336]
499. Miyom tanısı nasıl konur, ultrason yeterli midir?
Değerlendirme kanama ve ağrı öyküsü, gebelik planı, muayene ve çoğu zaman vajinal veya karından ultrason ile başlar. Ultrason miyomun sayısı, yaklaşık boyutu, yerleşimi ve rahim boşluğuyla ilişkisi hakkında önemli bilgi verir; rahim içi boşluk daha ayrıntılı incelenecekse sıvılı ultrason, histeroskopi veya seçilmiş durumlarda MR gerekebilir. Hangi testin seçileceği, ilk görüntüleme ve yanıtlanması gereken klinik soruya göre belirlenir. [139] [267] [312]
500. Miyom kaç santimetre olunca ameliyat gerekir?
Tek başına santimetre cinsinden boyut, otomatik ameliyat kuralı değildir. Kararda kanamanın şiddeti, kansızlık, ağrı veya bası, rahim boşluğunun bozulması, büyüme eğilimi, gebelik isteği, tanısal belirsizlik ve diğer tedavilere yanıt birlikte değerlendirilir. Belirti vermeyen miyomlar izlenebilir; buna karşılık küçük bir submüköz miyom belirgin kanama veya doğurganlık sorunu yaratıyorsa boyuttan bağımsız olarak tedavi gündeme gelebilir. [139] [311]
501. Miyom ilaçla küçülür mü, takip nasıl yapılır?
İlaçlar çoğunlukla kanamayı veya ağrıyı azaltmayı amaçlar; bazı hormon etkili tedaviler miyomu geçici olarak küçültebilir, ancak etki tedavi bırakılınca geri dönebilir ve her kişi için uygun değildir. Belirti yoksa veya şikâyet hafifse muayene ve gerektiğinde ultrasonla izlem seçilebilir. Takip aralığı miyomun özelliklerine, yaşa, kanamaya, menopoz durumuna ve gebelik planına göre belirlenir; kendi kendine hormon ya da ağrı ilacı başlanmamalıdır. [139] [311] [336]
502. Miyom gebeliğe engel olur mu?
Miyom sahibi olmak tek başına kısırlık anlamına gelmez; infertilitenin başka nedenleri de araştırılmalıdır. Özellikle rahim boşluğunu bozan submüköz miyomlar veya belirgin şekil bozukluğu yapan oluşumlar embriyonun yerleşmesini zorlaştırabilir; buna karşılık dış yüzeye doğru büyüyen bazı miyomların etkisi sınırlı olabilir. Gebelik öncesinde miyomun yeri, rahim duvarına etkisi, diğer infertilite nedenleri ve gebelik hedefi birlikte değerlendirilerek izlem veya rahmi koruyan tedavi konuşulur. [139] [311] [336]
503. Miyom varken gebelikte nelere dikkat edilir?
Miyomlu gebeliklerin çoğu sağlıklı ilerleyebilir; ancak miyomun yeri ve büyüklüğüne bağlı olarak ağrı, plasentanın yerleşimi, erken doğum veya doğum şekli açısından ek takip gerekebilir. Gebelikte ağrı veya kanama olduğunda bunu otomatik olarak miyoma bağlamak doğru değildir; gebelik haftasına göre doğum ekibi değerlendirmelidir. Bebek hareketlerinde azalma ya da su gelmesi olursa beklemeden, aynı gün doğum ekibiyle veya acil birimle iletişime geçilmelidir. [139] [311]
504. Miyomektomi ile histerektomi arasındaki fark nedir?
Miyomektomide yalnızca miyom veya miyomlar çıkarılır ve rahim korunmaya çalışılır; bu nedenle gebelik planlayan ya da rahmini korumak isteyen kişilerde seçenek olabilir. Histerektomide rahim çıkarılır ve işlem sonrasında gebelik mümkün olmaz; bu yaklaşım rahmi koruyan seçenekler uygun olmadığında veya şikâyetler kalıcı ve ağır olduğunda gündeme gelir. Her iki ameliyatın kapsamı, kanama riski, iyileşme süresi ve gelecekteki gebelik planı onam öncesinde açıkça konuşulmalıdır. [139] [322] [327] [329]
505. Laparoskopik ve açık miyomektomi nasıl seçilir?
Laparoskopik miyomektomide karındaki küçük kesilerden kamera ve aletlerle çalışılır; uygun hastalarda kesi ve toparlanma daha sınırlı olabilir. Açık miyomektomi, büyük veya çok sayıda miyomda, miyomların konumu ya da güvenli onarım gereği nedeniyle tercih edilebilir; daha büyük kesi ve daha uzun iyileşme söz konusu olabilir. Seçim yalnızca “kapalı daha iyi” yaklaşımıyla değil, miyomun boyutu-sayısı-yerleşimi, rahim duvarının onarımı, cerrahinin güvenliği ve gebelik hedefiyle yapılır. [139] [327] [328]
506. Histeroskopik miyomektomi hangi miyomlarda düşünülür?
Rahim boşluğuna doğru büyüyen bazı submüköz miyomlar, karından kesi yapılmadan vajina ve rahim ağzından ilerletilen histeroskopla çıkarılabilir. İşlemin uygunluğu miyomun boşluk içindeki kısmına, duvara ne kadar gömülü olduğuna, boyutuna ve sayısına bağlıdır; kas duvarında tamamen bulunan miyomlar için aynı yöntem uygun olmayabilir. Tanısal görüntüleme ve gebelik hedefi birlikte değerlendirilir; çıkarılan doku genellikle patolojik incelemeye gönderilir. [312] [325] [335]
Rahim polipleri ve histeroskopi
507. Rahim polipi nedir, neden oluşur?
Endometrial polip, rahmin iç yüzeyini döşeyen tabakadan gelişen, birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişebilen bir doku büyümesidir. Çoğu iyi huylu olsa da polibin niteliği yalnızca ultrason görüntüsüne bakılarak her zaman kesinleştirilemez; hormonal etkiler ve kişisel riskler rol oynayabilir. Tek polip olabileceği gibi birden fazla polip de görülebilir ve bazıları hiç belirti vermeden saptanır. [267] [312] [333]
508. Polip hangi kanamalara yol açar?
Ara kanama, adetlerin düzensizleşmesi veya normalden yoğun-uzun sürmesi, kahverengi lekelenme ve cinsel ilişki sonrası kanama polip dahil çeşitli nedenlerle görülebilir. Menopoz sonrası tek bir kanama bile polip, endometrium hastalığı veya başka nedenler açısından değerlendirilmelidir. Kanamanın nedenini yalnızca polip kabul etmek doğru değildir; gebelikle ilişkili durumlar, miyom, adenomyozis ve endometriumla ilgili sorunlar da araştırılabilir. [267] [333]
509. Polip gebeliğe veya tüp bebek tedavisine engel olur mu?
Rahim boşluğunu bozan bazı polipler embriyonun tutunmasını zorlaştırabilir ve gebelik elde etmeyi etkileyebilir; ancak her polip gebeliğe engel değildir. Polibin boyutu, yerleşimi, kanama yapıp yapmadığı, tekrarlayan düşük öyküsü ve tüp bebek planı birlikte değerlendirilir. Polip çıkarıldığında rahim içi ortam düzelebilir, fakat gebelik sonucu yaş, yumurtalık rezervi, sperm ve diğer rahim-tüp faktörlerinden de etkilenir; kesin başarı garantisi verilemez. [267] [312] [333]
510. Her polip mutlaka alınmalı mıdır?
Hayır. Küçük, belirti vermeyen ve düşük riskli görünen poliplerde yaş, menopoz durumu, görünüm ve gebelik planına göre izlem seçilebilir. Kanama yapan, büyüyen, menopoz sonrası saptanan, tekrarlayan düşük veya infertilite değerlendirmesinde önemli görülen poliplerde histeroskopik çıkarma ve patoloji daha sık gündeme gelir. Karar, tek bir ölçümden çok klinik tablo ile verilir. [267] [312] [333]
511. Histeroskopi nedir ve nasıl yapılır?
Histeroskopi, ince ve ışıklı bir kamera sisteminin vajina ve rahim ağzından geçirilerek rahim boşluğunun doğrudan görülmesidir. Tanısal işlemde polip, rahim içine uzanan miyom, yapışıklık veya şekil değişiklikleri değerlendirilir; operatif işlemde uygun lezyon aynı seansta çıkarılabilir. Rahim içini açık görmek için sıvı kullanılabilir ve işlem sırasında kanama, enfeksiyon, rahim duvarında delinme veya sıvı dengesizliği gibi nadir riskler onamda konuşulur. [312] [313] [324] [325] [335]
512. Histeroskopi adetin kaçıncı günü yapılır?
Düzenli adet gören ve planlı tanısal histeroskopi yapılacak kişilerde çoğunlukla kanama bittikten sonraki erken foliküler dönem tercih edilir; pratikte 5–10. günler sık kullanılan bir aralık olabilir. Bu, herkes için değişmez bir takvim değildir: döngünün uzunluğu, kanamanın nedeni, işlemin tanısal veya operatif olması, menopoz, düzensiz kanama ve kliniğin planı belirleyicidir. ACOG da gebelik dışlandıktan sonra adet sonrası foliküler fazı uygun seçenek olarak belirtir. [324] [331]
513. Adetliyken histeroskopi yapılabilir mi?
Aktif ve yoğun adet kanaması rahim içindeki kan ve doku parçaları nedeniyle görüntüyü zorlaştırabileceğinden planlı işlemlerde çoğunlukla beklenir. Ancak uzun süren veya düzensiz kanamanın nedenini araştırmak gibi durumlarda işlem tarihi farklı planlanabilir; adet görmek işlemin her koşulda yasak olduğu anlamına gelmez. Kanama miktarı, gebelik olasılığı ve işlemin amacı değerlendirilmeden randevu kişi tarafından kendi kendine değiştirilmemelidir. [312] [324] [331]
514. Histeroskopi öncesi gebelik ihtimali neden önemlidir?
Histeroskopi rahim boşluğuna girilen bir işlem olduğu için gebelik olasılığı varsa planlı işlem yapılmaz veya ertelenir. Son adet tarihi, korunmasız ilişki olasılığı ve gerektiğinde test sonucu işlem öncesinde ekiple paylaşılmalıdır. Aktif pelvik enfeksiyon, kontrolsüz kanama veya anesteziyi etkileyen ciddi hastalıklar varsa zamanlama ve yöntem yeniden değerlendirilir; bunlar hastanın işlem ekibiyle açıkça konuşması gereken durumlardır. [313] [324] [335]
515. Ofis histeroskopisi ile operatif histeroskopi arasındaki fark nedir?
Ofis histeroskopisi genellikle tanısal amaçlı, klinik veya uygun birim koşullarında, anestezisiz ya da sınırlı ağrı kontrolüyle yapılabilen kısa bir değerlendirmedir; herkes için ağrısız veya uygun olmayabilir. Operatif histeroskopide polip, miyom veya yapışıklık gibi bir soruna müdahale edilir ve lezyonun özelliklerine göre hastane, anestezi ve daha kapsamlı hazırlık gerekebilir. Seçim; lezyonun boyutu-derinliği, kişinin konforu, eşlik eden hastalıklar, ekipman ve ekibin deneyimiyle yapılır. [324] [335] [337]
516. Polip veya miyom çıkarıldıktan sonra patoloji neden önemlidir?
Çıkarılan doku, görüntüleme iyi huylu düşündürse bile mikroskopik incelemeyle değerlendirilir. Patoloji sonucu polibin veya miyomun niteliği hakkında tanısal bilgi sağlar ve sonraki izlem gereksinimini belirlemeye yardımcı olur. Sonuç çıkmadan “kesin iyi huylu” ya da “kanser” demek doğru değildir; rapor, muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte işlem ekibi tarafından açıklanmalıdır. [267] [312]
Yumurtalık kistleri
517. Yumurtalık kisti nedir, hangi tipleri vardır?
Yumurtalık kisti, yumurtalıkta oluşan sıvı veya başka doku içeren kesedir. Adet döngüsüyle ilişkili fonksiyonel kistler en sık görülür ve çoğu kendiliğinden gerileyebilir; dermoid/teratom, kistadenom ve endometrioma diğer örneklerdir. “Kist” kelimesi tek başına kanser anlamına gelmez; yaş, menopoz durumu, muayene ve ultrason görünümü birlikte değerlendirilir. [314] [315]
518. Basit ve kompleks kist ne demektir?
“Basit” kist, ultrasonografide çoğunlukla sıvı içerikli ve daha düzgün özellikte görünen yapıyı; “kompleks” kist ise bölme, pıhtı, solid alan veya başka karışık özellikler bulunan görünümü anlatır. Bu terimler görüntü tarifidir ve tek başına iyi huylu veya kötü huylu tanısı koydurmaz. Takip gerekip gerekmediği; görünüm, kalıcılık, büyüme, belirti, yaş ve menopoz durumuna göre belirlenir. [314] [315]
519. Basit yumurtalık kisti nasıl takip edilir?
Belirti vermeyen ve iyi huylu özellikler taşıyan bazı kistler, belirli bir süre sonra tekrarlanan ultrasonla boyut ve görünüm değişimi açısından izlenebilir. Kontrol zamanı herkeste aynı değildir; kistin türü, ilk ölçümü, kişinin yaşı, menopoz durumu ve yeni belirti gelişip gelişmediği dikkate alınır. Takipte büyüme, kalıcılık, yeni solid alan veya ağrı ortaya çıkarsa değerlendirme planı değişebilir. [314] [315]
520. CA-125 yüksekliği yumurtalık kanseri demek midir?
Hayır. CA-125 bazı yumurtalık kanserlerinde yükselebilir, ancak adet dönemi, endometriozis, enfeksiyon, miyom ve başka kanser dışı durumlarda da artabilir; normal sonuç da kanseri tek başına dışlamaz. Sonuç, ultrason görünümü, muayene, yaş ve menopoz durumu ile birlikte yorumlanır. Bu nedenle tek bir kan testiyle kesin kanser tanısı veya kesin güvence verilmemelidir. [314] [315]
521. Her yumurtalık kisti ameliyat edilir mi, tek bir boyut eşiği var mıdır?
Hayır; kist saptanan herkesin ameliyat olması gerekmez ve tüm hastalara uygulanacak tek bir santimetre eşiği yoktur. Kistin kalıcı veya büyüyen olması, belirti yapması, ultrason görünümünün şüpheli olması, torsiyon ya da rüptür gibi komplikasyon gelişmesi ve kişinin menopoz/gebelik durumu birlikte değerlendirilir. Gereksiz cerrahiden kaçınırken kanser olasılığı veya acil komplikasyon şüphesi de geciktirilmemelidir. [314] [315]
522. Kist ameliyatında doğurganlık nasıl korunur?
Üreme çağında ve uygun hastada amaç, kisti çıkarırken sağlam yumurtalık dokusunu mümkün olduğunca korumaktır; ancak kistin yapısı, kanama, şüpheli bulgu veya güvenlik gereği yumurtalığın bir kısmının ya da tamamının alınması gerekebilir. Endometrioma ameliyatı yumurtalık rezervini azaltabileceğinden işlem öncesi rezerv, yaş, diğer yumurtalığın durumu ve gebelik planı konuşulmalıdır. Gerekli kişilerde fertilite koruma seçenekleri üreme tıbbı ekibiyle değerlendirilir; hiçbir yöntem gelecekte gebeliği garanti etmez. [314] [315] [137] [317] [326]
523. Yumurtalık torsiyonu nasıl anlaşılır, ne zaman acildir?
Ani başlayan veya hızla şiddetlenen tek taraflı kasık-karın ağrısı, bulantı-kusma, soğuk terleme, bayılma hissi ya da belirgin halsizlik yumurtalığın dönmesi gibi acil durumlarda görülebilir. Bu belirtiler kesin tanı koydurmaz, ancak bekleyerek izlenmemelidir; hemen acil servise başvurulmalıdır. Genel durum bozuluyor, bayılma veya şiddetli ağrı varsa Türkiye’de 112 aranmalı; gebelik olasılığı varsa özellikle gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır. [315] [326]
524. Kist rüptürü veya içine kanama nasıl anlaşılır?
Kistin yırtılması ya da içine kanaması ani pelvik ağrı, karında hassasiyet, baş dönmesi, bayılma hissi veya vajinal kanama yapabilir; bulantı da eşlik edebilir. Şikâyetin şiddeti ve kan kaybı muayene ile değerlendirilir, bu nedenle evde yalnızca ağrı kesici alıp beklemek güvenli değildir. Şiddetli ağrı, soğuk terleme, bayılma, yoğun kanama veya gebelik ihtimali varsa acil servise gidilmeli ve gerekirse 112 aranmalıdır. [315]
525. Yumurtalık kisti ameliyatı laparoskopiyle mi yapılır?
Uygun kistlerde laparoskopi, karındaki küçük kesilerden kamera ve aletlerle kistin değerlendirilmesini veya çıkarılmasını sağlayabilir; iyileşme çoğu kişide açık cerrahiye göre daha kısa olabilir. Ancak kistin boyutu, yapışıklıklar, kanama, şüpheli görünüm veya cerrahi güvenlik gereği açık ameliyata geçiş gerekebilir. Kanama, enfeksiyon, bağırsak-mesane ya da damar yaralanması gibi riskler ve yumurtalık dokusunu koruma hedefi işlem öncesi onamda ele alınır. [314] [320] [321] [326]
Endometriozis, çikolata kisti, adenomyozis ve kronik ağrı
526. Endometriozis nedir, çikolata kisti bunun neresindedir?
Endometriozis, rahim iç tabakasına benzeyen dokunun rahim dışında, çoğunlukla pelviste; bazen yumurtalık, bağırsak veya mesane çevresinde bulunmasıyla ilişkili kronik bir hastalıktır. Bu doku yumurtalıkta kan içeren bir kist oluşturduğunda halk arasında çikolata kisti, tıbben endometrioma denir. Her endometriozis hastasında kist bulunmaz; kistin bulunması da hastalığın yaygınlığını veya ağrının şiddetini tek başına göstermez. [314] [316] [332] [334]
527. Endometriozis hangi belirtilere yol açar, kistin boyutu ağrıyı gösterir mi?
Şiddetli veya giderek artan adet ağrısı, adet dışı pelvik ağrı, derin cinsel ilişkide ağrı, dışkılama veya işemeyle ağrı, yoğun kanama, yorgunluk ve gebe kalmada güçlük görülebilir. Ağrı küçük bir endometriomada da ağır olabilir; büyük bir kist ise az belirti verebilir. Miyom, adenomyozis, bağırsak-mesane hastalıkları ve pelvik taban sorunları benzer yakınmalar yapabildiği için ağrının zamanı ve eşlik eden bulgular önemlidir. [316] [332] [334]
528. Çikolata kisti ağrısı nasıl azaltılır?
Tedavi, ağrının şiddeti, yaşam etkisi, kistin özellikleri ve gebelik planına göre seçilir. Doktor kontrolündeki ağrı tedavileri veya hormon etkili tedaviler bazı kişilerde ağrıyı azaltabilir; gebelik arayan kişide hormon tedavisinin uygunluğu ayrıca değerlendirilir. Düzenli uyku, tolere edilen fiziksel aktivite, sıcak uygulama, stres yönetimi ve seçilmiş kişilerde pelvik taban fizyoterapisi destek olabilir, ancak bunlar endometriozisi ortadan kaldıran tedaviler değildir. [316] [137] [332]
529. Endometrioziste ameliyat ne zaman düşünülür?
Ameliyat; ilaç veya diğer ağrı yaklaşımlarına rağmen yaşamı bozan ağrı, derin hastalık, büyük ya da şüpheli endometrioma, organ etkilenmesi, foliküllere erişimi zorlaştırma veya başka bir cerrahi gereklilik olduğunda değerlendirilebilir. Laparoskopide odaklara ve yapışıklıklara müdahale edilebilir, fakat yapışıklık, organ yaralanması, tekrarlama ve yumurtalık rezervinde azalma riskleri vardır. Amaç yalnızca kisti çıkarmak değil, ağrı ve üreme hedefleriyle birlikte en dengeli seçeneği bulmaktır. [316] [137] [317] [326] [334]
530. Endometrioma varsa tüp bebekten önce mutlaka ameliyat gerekir mi?
Hayır. Endometriomanın tüp bebek veya başka bir yardımcı üreme tedavisi öncesinde rutin çıkarılmasının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmemiştir; cerrahi yumurtalık rezervini azaltabilir. Ameliyat belirgin ağrı, şüpheli görüntü, hızlı değişim, foliküllere erişim güçlüğü veya başka özel bir neden varsa düşünülebilir. Karar yaş, rezerv, kistin görünümü, önceki ameliyatlar, ağrı ve üreme planı birlikte değerlendirilerek verilir; tek bir yaklaşım herkese uygulanmaz. [137] [317] [334]
531. Endometrioziste doğurganlığımı ve yumurtalık rezervimi nasıl koruyabilirim?
Gereksiz veya tekrarlayan yumurtalık ameliyatlarından kaçınmak, ameliyat öneriliyorsa yumurtalık dokusunu korumaya yönelik tekniği ve olası rezerv etkisini önceden konuşmak önemlidir. Yaş, AMH ve diğer rezerv göstergeleri, kistin özellikleri, ağrı ve gebelik zamanlaması birlikte değerlendirilir. Uygun kişilerde yumurta veya embriyo saklama seçenekleri üreme tıbbı ekibiyle görüşülebilir; bu seçenekler ileride kesin gebelik garantisi değildir. [137] [317] [332]
532. Adenomyozis endometriozisden nasıl farklıdır?
Adenomyoziste rahim iç tabakasına benzeyen doku rahmin kas duvarı içine yerleşir; endometrioziste benzer doku rahim dışında bulunur. Her ikisi de ağrılı veya yoğun adet, pelvik ağrı ve cinsel ilişkide ağrı yapabilir; miyom ve polip de benzer şikâyetlere neden olabilir. Ultrason ve gerektiğinde MR ile değerlendirme yapılır; tedavi belirtilere, yaşa ve gebelik isteğine göre planlanır. [267] [316] [318]
533. Altı aydan uzun pelvik ağrıda hangi incelemeler yapılır?
Altı ay veya daha uzun süren pelvik ağrı kronik pelvik ağrı olarak değerlendirilir ve tek bir organa bağlanamayabilir. Ağrının adetle, cinsel ilişkiyle, dışkılama veya işemeyle ilişkisi; kanama, bağırsak-idrar belirtileri ve önceki ameliyatlar sorgulanır. Muayene, ultrason, uygun laboratuvarlar ve gerektiğinde MR, pelvik taban, gastroenteroloji veya üroloji değerlendirmesi seçilir; tanısal laparoskopi her kişiye otomatik yapılmaz. [316] [319] [320]
Ameliyatlar, onam ve iyileşme
534. Laparoskopi nedir, ameliyat sonrası iyileşme nasıldır?
Laparoskopi, karındaki küçük kesilerden kamera ve ince aletlerle pelvisin görülmesini ve uygun durumda kist, miyom veya endometriozis tedavisini sağlayan cerrahidir. İlk günlerde kesi hassasiyeti, yorgunluk, karında şişkinlik veya gazın diyaframa etkisiyle omuz ağrısı olabilir; toparlanma işlemin kapsamına göre değişir. Ateş, giderek artan ağrı, yoğun kanama, yara yerinde kızarıklık-irin, bayılma, nefes darlığı veya göğüs ağrısında acil değerlendirme gerekir. [320] [321] [326]
535. Histeroskopi ile laparoskopi arasındaki fark nedir?
Histeroskopi vajina ve rahim ağzından rahim boşluğuna girerek polip, rahim içi miyom veya yapışıklık gibi rahim içi sorunları değerlendirir ve uygun lezyonları tedavi eder. Laparoskopi karın duvarındaki kesilerden pelvis ve karın içini görerek yumurtalık, tüp, rahim dış yüzeyi veya endometriozis odaklarıyla ilgilenir. Birinin diğerinin yerine otomatik olarak seçilmesi gerekmez; görüntüleme, belirti ve planlanan tedavi hangi yöntemin gerektiğini belirler. [312] [320] [325] [326]
536. Histerektomi hangi durumlarda düşünülür?
Histerektomi, rahmin çıkarılmasıdır ve sonrasında gebelik mümkün olmaz. Miyom, adenomyozis, seçilmiş endometriozis veya tedaviye dirençli kanama-ağrı durumunda, rahmi koruyan seçenekler uygun değilse ya da etkisiz kalmışsa gündeme gelebilir. Karar; kişinin yaşı, şikâyetlerinin etkisi, gelecekteki gebelik isteği, alternatiflerin yarar-risk dengesi ve ameliyatın uzun dönem sonuçları anlaşılmadan verilmemelidir. [139] [137] [322] [329] [330]
537. Histerektomide yumurtalıklar da alınır mı?
Hayır, yumurtalıkların alınması histerektominin otomatik bir parçası değildir. Yumurtalıkların korunması veya tüplerle birlikte çıkarılması; yaş, yumurtalık hastalığı, kanser riski, endometriozis ve diğer tıbbi gerekçelere göre ayrı değerlendirilir. Yumurtalıkların alınması erken menopoz ve uzun dönem sağlık etkileri doğurabileceğinden, hangi organların çıkarılacağı ve bunun doğurganlık-hormonlar açısından anlamı onam öncesinde açıkça sorulmalıdır. [322] [323] [329] [330]
538. Açık ve laparoskopik histerektomi arasında ne fark vardır?
Laparoskopik yaklaşım karında daha küçük kesilerle yapılabilir ve uygun olgularda hastanede kalış ile toparlanma daha kısa olabilir; açık yaklaşım daha büyük bir kesiyle geniş cerrahi erişim sağlar. Rahmin boyutu, hastalığın yaygınlığı, önceki ameliyatlar, yapışıklıklar, cerrahi güvenlik ve ekibin deneyimi yöntemi belirler. Kapalı ameliyat her hasta için mümkün değildir; gerektiğinde açık cerrahiye geçiş olasılığı önceden anlatılmalıdır. [322] [323] [329] [330]
539. Histeroskopi, laparoskopi veya histerektomi sonrası hangi bulgular normal, hangileri acildir?
Histeroskopi sonrası birkaç gün hafif kramp veya lekelenme; laparoskopi sonrası yorgunluk, kesi hassasiyeti, şişkinlik ve omuz ağrısı görülebilir. Histerektomi sonrası bir süre vajinal kanama veya akıntı, kabızlık ve idrarla ilgili geçici değişiklikler olabilir; süre ve aktivite kısıtlaması yapılan işleme göre değişir. Kanama artıyor veya durmuyorsa, ateş, kötü kokulu akıntı, yara yerinde irin, artan ağrı, bayılma, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı varsa acile başvurulmalıdır; ağır solunum sıkıntısında 112 aranır. [312] [313] [320] [321] [322]
540. Ameliyat sonrası ne zaman işe, egzersize veya cinsel yaşama dönülür?
Dönüş zamanı işlem türüne, çıkarılan dokunun kapsamına, kesi yerine, kanamaya ve kişinin iyileşmesine göre değişir; ofis histeroskopisi ile açık miyomektomi için aynı takvim kullanılamaz. Ağır kaldırma, yoğun egzersiz, havuz-deniz ve cinsel ilişki için işlem ekibinin yazılı önerisi beklenmeli; ağrı ve kanama azaldıkça günlük hareketler kademeli artırılmalıdır. Ateş, kötü kokulu akıntı veya artan kanama varsa takvime uymaya çalışmak yerine sağlık birimine başvurulmalıdır. [312] [313] [321] [322] [325]
541. Türkiye’de ameliyat öncesi aydınlatılmış onamda neleri sormalıyım?
Türkiye’de işlem öncesi bilgilendirme ve rıza, hastanın anlayabileceği şekilde işlem amacını, beklenen yararı, önemli riskleri, alternatifleri, işlemin kapsamını ve işlem sonrası süreci konuşmayı gerektirir; güncel kurum formu Hasta Hakları Yönetmeliği ve ilgili mevzuatla birlikte uygulanır. Hangi organ veya dokunun korunacağı/çıkarılacağı, açık ameliyata geçiş ihtimali, patoloji, doğurganlık ve yumurtalık rezervi etkisi, kanama-enfeksiyon riski, iyileşme ve acil durumda planlanan ek müdahaleleri sormak uygundur. Formu imzalamadan önce anlamadığınız noktaları açıklattığınızdan ve karar için yeterli süre tanındığından emin olun; güncel uygulama işlem yapılacak kurumdan teyit edilmelidir. [95]
3.4. Jinekolojik muayene, HPV, tarama ve kanser belirtileri
542. İlk jinekolojik görüşmede hangi bilgiler konuşulur?
İlk görüşmede başvuru nedeniniz, adet düzeniniz, gebelik ve doğum öykünüz, kullandığınız ilaçlar, geçirilmiş hastalıklar ve önceki testler konuşulur. Şikâyetinize göre dış genital bölge, vajina ve rahim ağzı spekulumla; rahim ve yumurtalıklar eldivenli elle değerlendirilebilir. Her başvuruda bütün muayene basamaklarının yapılması gerekmez; gereklilik ve kapsam size açıklanmalıdır. [342]
543. Jinekolojik muayene sırasında hangi aşamalar olabilir?
Muayene dış genital bölgeye bakılmasıyla başlayabilir; gerekirse spekulum vajina duvarlarını aralayarak vajina ve rahim ağzını görünür kılar. Bu sırada Pap-smear veya HPV örneği alınabilir. Spekulum çıkarıldıktan sonra bimanuel muayene ile rahim ve yumurtalıklar hakkında fikir edinilir; hangi basamakların yapılacağı belirti ve öykünüze göre seçilir. [342]
544. Muayene öncesinde onamım ve mahremiyetim nasıl korunmalı?
Hekim, yapılacak işlemi, amacını, olası rahatsızlığı ve seçenekleri başlamadan önce açıklamalı; sorularınızı yanıtladıktan sonra onamınızı almalıdır. Yalnızca gerekli bölgenin açılması, örtü veya önlük kullanılması ve işlemi istediğiniz anda durdurmayı istemeniz mümkündür. Daha önce travma, ağrı veya kaygı yaşadıysanız bunu söylemeniz, muayenenin hızının ve yönteminin uyarlanmasına yardım eder. [342] [343]
545. Jinekolojik muayenede refakatçi veya sağlık çalışanı isteyebilir miyim?
İntim muayenede bir sağlık çalışanının refakatçi olarak odada bulunmasını isteyebilirsiniz; kliniğin mahremiyet ve güvenlik uygulamaları da geçerlidir. Güvendiğiniz bir yakınınızın veya arkadaşınızın bulunmasını da önceden sorabilirsiniz. Öğrenci ya da stajyerin muayeneye katılımı size açıklanmalı ve ayrıca onamınız alınmalıdır. Refakatçi istememeniz de mümkündür. [342] [343]
546. Muayene sırasında ağrı olursa ne yapmalıyım?
Hafif basınç veya kısa süreli rahatsızlık olabilir; belirgin, artan ya da dayanılmaz ağrı normalleştirilmemelidir. Hekimden durmasını, daha yavaş ilerlemesini, farklı pozisyon veya daha küçük spekulum denemesini isteyebilirsiniz. Ağrı sonrasında sürerse ya da ateş, yoğun kanama veya şiddetlenme olursa sağlık kuruluşuna başvurun. [342] [343]
547. Adetliyken jinekolojik muayene, smear veya ultrason yapılabilir mi?
Adet görmek jinekolojik muayeneyi ya da transvajinal ultrasonu her zaman engellemez; iç ultrason öncesinde tampon çıkarılır ve genellikle dolu mesane gerekmez. Kan, Pap-smear örneğinin değerlendirilmesini zorlaştırabileceği için mümkünse kanamasız bir gün tercih edilir. Ancak kanamanız alışılmadık veya çok yoğunsa randevuyu kendiniz ertelemek yerine sağlık kuruluşuna danışın. [343] [345]
548. Transvajinal ultrason nedir ve neden istenir?
Transvajinal ultrason, koruyucu kılıf ve jel kullanılan ince bir probun vajinaya yerleştirilmesiyle rahim, rahim iç tabakası ve yumurtalıkların görüntülenmesidir. Pelvik ağrı, anormal kanama, kitle şüphesi veya bilinen bir durumun takibi için istenebilir. Görüntüleme tanısal değerlendirmeye yardım eder; tek başına kanser tanısı koydurmaz. [343]
549. Cinsel ilişki yaşamamışsam transvajinal ultrason yapılabilir mi?
Karar; tıbbi gereklilik, anatomik durum, yaş ve sizin açık onamınız birlikte değerlendirilerek verilir; cinsel öykü tek başına otomatik bir yasak veya zorunluluk oluşturmaz. İşlem sizin için uygun değilse ya da istemiyorsanız karından ultrason gibi seçenekler konuşulabilir. Alternatiflerin görüntü ayrıntısı aynı olmayabileceği için yarar ve sınırlılıkları hekiminizden dinleyin. [343]
550. Transvajinal ultrasonu veya muayeneyi reddedebilir miyim?
Evet. İşlem öncesinde ne yapılacağını, neden önerildiğini, olası yarar ve sınırlılıklarını sorup karar verebilirsiniz; onamınızı işlem sırasında geri çekmeniz de mümkündür. İç ultrasonu istemezseniz karından ultrason gibi bir alternatif değerlendirilebilir, fakat bu tercih tanısal süreci geciktirebilir veya görüntü ayrıntısını azaltabilir. Kararınızın sonuçlarını hekimle açıkça konuşun. [343]
551. Kolposkopi nedir ve hangi durumda istenir?
Kolposkopi, rahim ağzı başta olmak üzere gerektiğinde vajina ve vulvanın büyütmeli bir aletle incelenmesidir. Anormal smear sonucu, belirli yüksek riskli HPV bulguları veya açıklanması gereken kanama ve lezyonlarda istenebilir. Kolposkop adı verilen cihaz vajinanın içine sokulmaz; spekulumla alan görünür hâle getirilir ve şüpheli bölgeler ayrıntılı değerlendirilir. [338] [339] [346]
552. Kolposkopide neden biyopsi alınır?
Kolposkopi şüpheli alanı görmeye yardım eder, ancak hücresel değişikliğin derecesini yalnızca görüntüyle kesinleştiremez. Bu nedenle gerekli görülürse rahim ağzından, bazen vajina veya vulvadan küçük doku örneği alınır ve patoloji laboratuvarında incelenir. Her kolposkopide biyopsi şart değildir; karar HPV ve smear sonuçları, görünüm ve önceki takiplerle birlikte verilir. [338] [339] [346]
553. Kolposkopik biyopsi ağrılı mıdır ve sonrasında ne beklenir?
Biyopsi sırasında kısa süreli batma, sıkışma veya adet sancısına benzer kramp hissedilebilir. Sonrasında birkaç gün hafif kanama, lekelenme veya koyu renkli akıntı görülebilir; size verilen geçici bakım önerilerine uyun. Şiddetli alt karın ağrısı, ateş, titreme veya beklenenden fazla kanama olursa işlemi yapan ekiple hemen görüşün. [338] [346]
554. Kolposkopide biyopsi alınması kanser olduğum anlamına mı gelir?
Hayır. Biyopsi, şüpheli görünen alanın normal doku, iltihap, HPV ile ilişkili değişiklik, kanser öncüsü lezyon veya daha nadiren kanser olup olmadığını ayırt etmek için yapılan tanısal işlemdir. HPV pozitifliği ya da anormal smear bulunan birçok kişide kanser saptanmaz. Kesin yorum patoloji raporu ve klinik bağlamla yapılır. [338] [339] [345]
555. Biyopsi raporundaki CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 ne demektir?
CIN, rahim ağzı yüzey hücrelerindeki kanser öncesi değişikliğin derecesini ifade eder ve tek başına kanser tanısı değildir. CIN 1 genellikle düşük dereceli, sıklıkla gerileyebilen değişikliktir; CIN 2 orta, CIN 3 daha ileri dereceli değişiklik olarak raporlanır. Özellikle CIN 2 ve CIN 3 için izlem veya tedavi kararı rapor ayrıntılarıyla kişisel koşullarınıza göre verilir. [338] [339] [345]
556. CIN tedavisi doğurganlığımı etkiler mi?
CIN 1’de çoğu zaman hemen işlem yerine planlı takip düşünülebilir; CIN 2 veya CIN 3’te çıkarıcı ya da yakıcı tedaviler gündeme gelebilir. LEEP veya konizasyon gibi işlemlerin kapsamı, tekrarı ve gebelik planıyla ilişkili olası etkileri hekimle ayrıca konuşulmalıdır. Tedavi kararı yaş, patoloji, gebelik isteği ve takip güvenliği birlikte değerlendirilerek verilir; kendi kendinize ertelemeyin. [338] [339] [345]
HPV, rahim ağzı taraması, sonuçların izlenmesi ve aşı
557. HPV nedir; her HPV enfeksiyonu kansere dönüşür mü?
HPV, cilt ve genital temasla bulaşabilen çok yaygın bir virüs grubudur ve enfeksiyonların çoğu belirti vermeden bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Bazı yüksek riskli tiplerin kalıcı enfeksiyonu rahim ağzında kanser öncesi değişikliklere yol açabilir. HPV pozitifliği, tek başına kanser olduğunuz veya mutlaka kanser olacağınız anlamına gelmez. [341] [344] [345]
558. HPV pozitifliği partnerimi suçlamam gerektiğini gösterir mi?
Hayır. HPV uzun süre belirti vermeden kalabilir ve test sonucu enfeksiyonun ne zaman edinildiğini ya da kimden bulaştığını göstermez. Pozitiflik sadakatsizlik kanıtı değildir; suçlayıcı konuşmalar sağlık yararı sağlamaz. Partnerinizle cinsel sağlık ve korunma konusunu yargılamadan konuşmanız, sizin de önerilen takip planına uymanız daha yararlıdır. [344] [345] [347]
559. HPV testi ile smear veya Pap testi arasındaki fark nedir?
HPV testi, örnekte rahim ağzı kanseriyle ilişkili yüksek riskli HPV tiplerinin bulunup bulunmadığını araştırır. Smear ya da Pap testi, rahim ağzından alınan hücrelerde anormal değişiklik olup olmadığını mikroskopla değerlendirir. İki test birlikte kullanılabilir veya birinin sonucuna göre diğeri istenebilir; bunlar aynı test değildir ve hiçbiri tüm jinekolojik kanserleri taramaz. [340] [341] [345]
560. Türkiye’de ortalama riskli ve belirtisiz kişilerde rahim ağzı taraması nasıl yapılır?
Türkiye Ulusal Kanser Tarama Programı’nda, belirti göstermeyen ve ortalama risk grubundaki 30–65 yaş kadınlar için HPV-DNA taraması beş yılda bir yapılır. HSGM, programın toplum tabanlı olarak yürütüldüğünü bildirir. Bu bilgi genel nüfus şemasıdır; önceki anormal sonuç, kişisel kanser öyküsü veya bağışıklık baskılanması varsa aynı aralık otomatik uygulanmaz. [291]
561. 30 yaşın altında veya 65 yaşın üzerindeysem tarama nasıl planlanır?
HSGM’nin toplum tabanlı programı ortalama riskli ve belirtisiz 30–65 yaş grubunu kapsar; bu, diğer yaşlarda herkes için aynı test aralığı olduğu anlamına gelmez. Önceki tarama yeterliliği, kişisel öykü, bağışıklık durumu ve yeni belirtiler değerlendirilerek hekimle kişisel plan yapılır. Başka ülkelerin yaş ve aralıklarını Türkiye’de evrensel kural gibi uygulamayın. [291] [344] [345]
562. Yüksek riskli veya bağışıklığı baskılanmışsam Türkiye’nin beş yıllık şeması bana da uyar mı?
Otomatik olarak uyduğu söylenemez. HIV, bağışıklık baskılayıcı tedavi, organ nakli, önceki CIN veya kanser, tekrarlayan anormal sonuçlar ve bazı özel öyküler daha yakın ya da farklı bir izlem gerektirebilir. Bu durumlarda test türünü ve zamanını, Türkiye’deki programa ve kişisel riskinize göre kadın-doğum hekiminiz belirlemelidir; yurt dışı çizelgelerini kendiniz uygulamayın. [291] [344] [345]
563. Belirti varsa tarama yaşını veya beş yıllık aralığı beklemeli miyim?
Hayır. Tarama, belirti olmayan kişilerde erken hücresel değişiklikleri araştırır; ilişki sonrası veya adet arası kanama, alışılmadık akıntı, pelvik ağrı ya da menopoz sonrası kanama varsa son test tarihinizi beklemeyin. Muayene, HPV veya smear dışında ultrason, biyopsi ya da başka testleri içerebilir; amaç takvime uymak değil, belirtinin nedenini bulmaktır. [344] [348] [351]
564. HPV testim pozitif çıktıysa sırada ne olabilir?
Pozitif sonuç enfeksiyon bulunduğunu gösterir; kanser tanısı değildir. Yaşınız, HPV tipi, smear sonucu ve önceki testler dikkate alınarak aynı örnekten ek inceleme, HPV tiplemesi, belirli süre sonra tekrar test, kolposkopi veya biyopsi planlanabilir. Sonuç kâğıdındaki terimleri tek başınıza yorumlamayın; önerilen kontrol tarihini netleştirip takibi aksatmayın. [338] [341] [345]
565. Smear sonucundaki ASC-US, LSIL veya HSIL ne anlama gelir?
Bunlar hücrelerdeki değişikliğin derecesini ve niteliğini anlatan rapor terimleridir. ASC-US belirsiz önemde atipik hücreleri, LSIL genellikle düşük dereceli değişikliği, HSIL ise daha ciddi ve yüksek dereceli değişiklik olasılığını ifade eder. Bu ifadeler tek başına kanser evresi değildir; yaş, HPV sonucu ve önceki testlerle birlikte izlem veya kolposkopi kararı verilir. [345]
566. HPV negatif veya smear normal çıktıysa artık kanser olasılığı yok mudur?
Hayır. Negatif ya da normal sonuç, o örnekte yüksek riskli HPV veya anormal hücre saptanmadığını gösterir ve riski azaltır; tüm kanserleri kesin olarak dışlamaz. Rahim ağzı dışındaki kanserleri taramaz ve yeni belirti gelişirse sonraki tarama tarihini beklememelisiniz. Sonucun önerdiği rutin aralığı, kişisel risk ve hekiminizin planıyla izleyin. [291] [344] [345]
567. HPV aşısı kimlere ve hangi yaşlarda düşünülebilir?
Aşı yeni HPV enfeksiyonlarını önlemeye yöneliktir ve en iyi koruma virüsle karşılaşmadan önce sağlanır. WHO, rahim ağzı kanserinden korunmada 9–14 yaş grubunu öncelikli belirtir; CDC’nin yaş aralıkları ise ABD programını yansıtır. Daha ileri yaşta karar, önceki aşılar, yeni maruziyet olasılığı, bağışıklık durumu ve Türkiye’deki güncel kurallara göre hekimle ortak verilmelidir. [344] [347]
568. Daha önce HPV geçirdiysem veya testim pozitifse aşı yine anlamlı olabilir mi?
Aşı mevcut HPV enfeksiyonunu, CIN’i veya oluşmuş hastalığı tedavi etmez. Bununla birlikte önceki enfeksiyon, aşının kapsadığı diğer tiplere karşı olası koruyucu yararı otomatik olarak ortadan kaldırmaz; yararın düzeyi yaşa ve maruziyetlere göre değişir. Aşı olsanız da Türkiye’nin uygun yaş ve risk grubuna yönelik serviks taramasını sürdürmeniz gerekir. [341] [344] [347]
569. Gebelikte HPV aşısı yapılır mı?
Gebelik sırasında HPV aşısına başlanması veya seri dozlarının sürdürülmesi genellikle gebelik sonrasına bırakılır; gebelik testi yapmak rutin bir ön koşul değildir. Bir doz yapıldıktan sonra gebe olduğunuzu öğrenmeniz, tek başına panik nedeni değildir; kalan dozları ertelemek ve durumu sağlık çalışanına bildirmek gerekir. Gebelikte tarama veya kolposkopi gereksinimi ayrıca kadın-doğum hekimi tarafından değerlendirilir. [345] [347]
570. Türkiye’de HPV aşısına erişim, ruhsat ve geri ödeme bilgisi nasıl doğrulanır?
Ürünün Türkiye’deki ruhsatı, temini, uygulama yaşı, doz aralığı ve geri ödeme koşulları zaman içinde değişebilir; internetten sabit fiyat veya kesin hak iddiası kurulmamalıdır. Güncel bilgiyi T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Aşı Portalı ve yetkili sağlık kuruluşundan, kullanılacak ürünün prospektüsüyle birlikte doğrulayın. Aşı kararında yaş, bağışıklık durumu, gebelik ve önceki dozlar ayrıca değerlendirilir. [355]
571. HPV aşısı olduktan sonra tarama yaptırmaya devam etmeli miyim?
Evet. Aşı, tüm kanserle ilişkili HPV tiplerine karşı tam koruma sağlamaz ve daha önce oluşmuş enfeksiyonu tedavi etmez. Bu nedenle aşılanmış kişiler de Türkiye’nin güncel ulusal serviks tarama programına ve kendilerine özel takip planına uymalıdır. Aşı, smear veya HPV testinin yerine geçmez; yalnızca korunma yaklaşımının bir parçasıdır. [291] [344] [347]
Jinekolojik kanser belirtileri, kalıtsal risk ve acil başvuru
572. Jinekolojik kanserlerde hangi genel belirtiler önemlidir?
Sizin için yeni veya alışılmadık vajinal kanama ya da akıntı, pelvik veya karın ağrısı, karında şişkinlik, çabuk doyma ve vulvada kaşıntı, yara veya cilt değişikliği değerlendirilmelidir. Bu bulguların çoğu kanser dışı nedenlerle de oluşabilir; ancak iki hafta kadar sürer, tekrarlarsa veya kötüleşirse muayene olun. Menopoz sonrası her kanamayı sağlık çalışanına bildirin. [344] [348]
573. Rahim ağzı kanserinin uyarı belirtileri nelerdir?
Erken kanser öncesi değişiklikler çoğu zaman belirti vermez; bu nedenle uygun tarama önemlidir. Olağandışı vajinal kanama, ilişki sırasında veya sonrasında kanama, adet arası lekelenme, alışılmadık ya da kötü kokulu akıntı, ilişki ağrısı ve geçmeyen pelvik-bel ağrısı değerlendirilmelidir. Bu belirtiler kanser anlamına gelmez, fakat normal bir tarama sonucuna güvenerek beklenmemelidir. [344] [351]
574. Normal jinekolojik muayene veya normal smear tüm kanserleri dışlar mı?
Hayır. Muayene, belirli organ ve bulgular hakkında bilgi verir; Pap-smear ve HPV testi esas olarak rahim ağzına yöneliktir. Yumurtalık, rahim iç tabakası, vajina veya vulva kanserleri bu testlerle bütünüyle taranmaz. Yeni bir belirti varsa yakın zamanda normal sonuç almış olsanız bile değerlendirme isteyin; tarama ile tanısal inceleme aynı şey değildir. [342] [291] [344]
575. Adet dışı veya ilişki sonrası kanamam olursa ne yapmalıyım?
Adet arası ya da ilişki sırasında veya sonrasında kanama enfeksiyon, polip, hormonal değişiklik gibi birçok nedenle olabilir; yine de yeni, tekrarlayan veya alışılmadık kanama muayene gerektirir. Hekim gerek görürse rahim ağzı muayenesi, gebelik testi, enfeksiyon değerlendirmesi, ultrason veya başka incelemeler yapabilir. Kanama varsa tarama aralığını beklemeyin ve kendi kendinize tanı koymayın. [344] [348] [351]
576. Menopozdan sonra tek bir lekelenme olursa önemli midir?
Evet. Menopozdan sonra görülen tek bir pembe, kahverengi veya kırmızı lekelenme bile vajina, rahim ağzı, rahim iç tabakası ya da başka nedenler açısından gecikmeden değerlendirilmelidir. Çoğu zaman neden kanser değildir; ancak nedeni belirlemek için muayene ve gerektiğinde ultrason veya endometrium örneklemesi gerekebilir. “Bir kez oldu” diye beklemeyin. [348] [352]
577. Rahim iç tabakası veya endometrium kanserinin belirtileri nelerdir?
En tipik uyarı menopoz sonrası kanama veya lekelenmedir. Adet görenlerde normalden ağır ya da uzun adetler, adet arası kanama; ayrıca sulu veya kanlı akıntı, pelvik-bel ağrısı, ilişki ağrısı ve karında şişlik görülebilir. Bu bulgular tek başına kanser tanısı değildir, fakat özellikle menopoz sonrası kanama için klinik değerlendirme geciktirilmemelidir. [348] [352]
578. Yumurtalık kanserinde hangi yakınmalar değerlendirilmelidir?
Tekrarlayan veya kalıcı karın şişkinliği, karın ya da pelvik ağrı, çabuk doyma, iştahsızlık, karın büyümesi, sıkışma hissiyle sık idrara çıkma ve bağırsak alışkanlığında değişiklik önemlidir. Bu belirtiler sindirim veya idrar yolu hastalıklarında da görülebilir. Sıklaşıyor, günlük yaşamı bozuyor ya da yaklaşık iki hafta sürüyorsa kadın-doğum değerlendirmesi alın. [348] [349] [353]
579. Ortalama riskli ve belirtisiz kişilerde yumurtalık kanseri taraması var mı?
Şu anda ortalama riskli ve belirtisi olmayan kişilerde yumurtalık kanserini güvenilir biçimde tarayan rutin bir test yoktur. Transvajinal ultrason veya CA125, belirti, muayene bulgusu ya da kitle olduğunda tanısal değerlendirmeye yardımcı olabilir; tarama yerine geçmez. BRCA1/2 veya Lynch gibi yüksek risk durumlarında yaklaşım ayrı bir hekim planı ve gerektiğinde jinekolojik onkoloji değerlendirmesi gerektirir. [349] [350]
580. CA125 nedir; tek başına yumurtalık kanseri tanısı koyar mı?
CA125, bazı yumurtalık tümörlerinde yükselebilen bir kan belirtecidir; adet, endometriozis, enfeksiyon ve başka iyi huylu durumlarda da değişebilir. Normal olması kanseri kesin dışlamaz, yüksek olması da tek başına kanser tanısı koydurmaz. Sonuç; şikâyetler, muayene, ultrason ve gerekirse diğer görüntüleme veya patoloji bulgularıyla birlikte yorumlanır. [349]
581. Vulva kanserinin veya vulvadaki önemli değişikliklerin belirtileri nelerdir?
Vulvada geçmeyen kaşıntı, yanma veya ağrı; kitle, yara ya da ülser; adetle ilişkili olmayan kanama; kırmızı, beyaz, koyu veya kalınlaşmış cilt alanı; değişen ben ve idrar yaparken yanma görülebilir. Bu bulgular enfeksiyon ve dermatolojik hastalıklarda da oluşabilir. Kendiliğinden düzelmeyen, büyüyen veya tekrarlayan alanı gözle değerlendirtin. [348] [354]
582. Ailemde BRCA veya Lynch ile ilişkili kanser varsa ne yapmalıyım?
Ailede genç yaşta meme, yumurtalık, rahim iç tabakası veya bağırsak kanseri; birden fazla akrabada benzer kanser; kişisel kanser öyküsü ya da bilinen BRCA1/2 veya Lynch değişikliği varsa bunu hekime bildirin. Risk değerlendirmesi yalnızca “ailede kanser var” demekle değil, akrabaların kanser türü ve yaşlarıyla yapılır. Gerekirse kanser genetiği uzmanına yönlendirme planlanır. [349] [350]
583. Genetik test öncesi ve sonrasında danışmanlık neden önemlidir?
Genetik danışmanlık, testin neden önerildiğini, hangi kanser risklerini değerlendireceğini, olası olumlu veya olumsuz sonuçların sizi ve aile bireylerini nasıl etkileyebileceğini açıklar. Test herkese otomatik yapılmaz; kişisel ve aile öyküsü, patoloji ve gerektiğinde risk modelleriyle karar verilir. Sonuç sonrasında kişiye uyarlanmış tarama, risk azaltma ve aileye bildirim seçenekleri konuşulmalıdır. [350]
584. Ne zaman jinekolojik onkoloji ekibine sevk gündeme gelir?
Görüntülemede şüpheli kitle, patolojide kanser veya yüksek dereceli lezyon, tekrarlayan ve açıklanamayan bulgular ya da BRCA/Lynch gibi yüksek kalıtsal risk varsa jinekolojik onkoloji deneyimi olan ekibin görüşü istenebilir. Bu sevk “kesin kanser” anlamına gelmez; tanı ve tedavi planının uygun uzmanlıkla yapılmasını amaçlar. Sevk kararı muayene, patoloji, görüntüleme ve risk öyküsüyle verilir. [344] [349] [350]
585. Çok ağır kanama olursa ne zaman acil yardım çağırmalıyım?
Kısa sürede artan veya durmayan ağır kanamaya bayılma, belirgin halsizlik, nefes darlığı, soğuk terleme, çarpıntı ya da şiddetli ağrı eşlik ederse acil yardım gerekir. Böyle bir durumda 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun; tek başınıza araç kullanmayın. Daha hafif ama yeni veya tekrarlayan kanama için de gecikmeden hekim değerlendirmesi alın.
586. Şiddetli pelvik ağrı veya bayılma jinekolojik acil olabilir mi?
Evet. Ani ya da şiddetli pelvik-karın ağrısı, bayılma veya bayılacak gibi olma; gebelik olasılığı, yoğun kanama, ateş, kusma veya belirgin kötüleşmeyle birlikteyse acil değerlendirme gerektirir. Bu belirtilerin nedeni dış gebelikten yumurtalıkla ilgili acillere kadar farklı olabilir ve uzaktan ayırt edilemez. 112’yi arayın veya acil servise başvurun; tarama randevusunu beklemeyin.
3.5. Ergenlik, menopoz ve yaşam boyu kadın sağlığı
Ergenlik, ilk adet ve adet sağlığı
587. İlk adet genellikle kaç yaşında başlar; ilk yıllarda neler normaldir?
İlk adet çoğunlukla 12–13 yaş civarında başlar; birkaç yıl erken ya da geç olması tek başına hastalık anlamına gelmez. İlk yıllarda döngüler 21–45 gün arasında değişebilir ve düzenin oturması zaman alabilir. Kanamanın 7 günden uzun sürmesi, günlük yaşamı belirgin bozması veya kansızlık belirtilerinin eşlik etmesi değerlendirme gerektirir. [356] [361]
588. Ergenlikte adet düzensizliği ne zaman normal, ne zaman araştırılmalıdır?
İlk yıllarda hormon düzeninin olgunlaşması nedeniyle adet aralıkları ve kanama miktarı değişebilir. Ancak adetlerin 21 günden sık veya 45 günden seyrek olması, tek bir aralığın 90 günü aşması ya da daha önce düzenliyken birkaç ay belirgin biçimde bozulması değerlendirilmelidir. Kanama günlüğü; tarih, süre, yoğunluk, ağrı ve kullanılan ped veya tampon sayısını izlemeye yardımcı olur. [361] [362]
589. Adet kanamam çok yoğun veya uzun sürüyorsa ne zaman yardım almalıyım?
Ped ya da tamponu 1–2 saatte bir değiştirme gereği, 7 günden uzun kanama, büyük pıhtılar, belirgin halsizlik veya ailede kanama bozukluğu öyküsü hekim değerlendirmesi gerektirir. Baş dönmesi, bayılacak gibi olma, nefes darlığı, çarpıntı veya hızla kötüleşme varsa beklemeyin; acile başvurun ve ciddi durumda 112’yi arayın. Değerlendirmede kansızlık, gebelik olasılığı, pıhtılaşma sorunları ve hormonal nedenler ele alınabilir. [362]
590. İlk adetim başlamadı ya da adetlerim üç ay kesildi; nedeni ne olabilir?
15 yaşına kadar ilk adet başlamadıysa veya adet gören bir kişide üç ay ya da daha uzun süre adet olmadıysa değerlendirme gerekir. Gebelik, hızlı kilo değişimi, yoğun egzersiz, yeme bozukluğu, stres, tiroid hastalıkları, bazı ilaçlar ve yumurtalık işlevindeki sorunlar olası nedenler arasındadır. Öyküye göre muayene, gebelik testi, kan testleri ve ultrason planlanabilir; tek bir nedene peşinen karar verilmez. [268]
591. Ergenlikte adet ağrısı ne zaman olağan değildir?
Hafif veya orta şiddette kramplar adet öncesinde ve sırasında görülebilir. Ağrı okula gitmeyi, uykuyu veya günlük işlevleri engelliyorsa; giderek artıyorsa, uzun sürüyorsa ya da ateş, kötü kokulu akıntı, bayılma veya olağandışı kanamayla birlikteyse araştırılmalıdır. Görüşmede adet öyküsü alınır; gerekli durumlarda muayene ve ultrasonla endometriozis gibi nedenler değerlendirilir. [269]
592. Ergenin ilk kadın-doğum ziyareti nasıl geçer; her zaman iç muayene gerekir mi?
İlk ziyaret çoğunlukla yakınmaların, gelişimin ve adet öyküsünün dinlenmesiyle başlar; koruyucu sağlık, ağrı, kanama ve gerekirse cinsel sağlık hakkında konuşulur. Rutin pelvik veya vajinal muayene her ergen için gerekli değildir. Bir test ya da muayene gerekiyorsa amacı, nasıl yapılacağı ve alternatifleri önceden açıklanmalı; ergenin rahatlığı ve onamı gözetilmelidir. [363] [366]
593. Ergen jinekolojik muayenesinde onam ve mahremiyet nasıl korunur?
Sağlık çalışanı işlemin her aşamasını açıklamalı, muayene için gençten izin istemeli ve aile yanında kalacaksa bunu gencin tercihiyle konuşmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın ergen izlem protokolü, gizlilik ilkesi açıklandıktan sonra gençle uygun ölçüde yalnız görüşmeyi ve muayene sırasında bilgi vermeyi destekler. Reşit olmayanlarda ebeveyn onamı, kayıt, elektronik paylaşım ve gizliliğin istisnaları Türkiye’de güncel mevzuat ve başvurulan kurumun uygulamasına göre önceden açıklanmalıdır. [363] [367]
594. Tampon kullanırken nelere dikkat etmeliyim; toksik şok sendromu nedir?
Tamponu yalnızca adet sırasında kullanın, ambalaj talimatlarına uyun, ihtiyacınız olan en düşük emiciliği seçin ve üreticinin önerdiği aralıkta değiştirin; tek tamponu 8 saatten uzun bırakmayın. Ani ateş, kusma veya ishal, baş dönmesi-bayılma, belirgin halsizlik ya da güneş yanığına benzer döküntü olursa tamponu çıkarıp hemen tıbbi yardım alın. Hızla kötüleşme veya şok bulgularında 112’yi arayın. [365]
595. Tampon kullanmak kızlık zarını bozar mı; himen görünümünden bekâret anlaşılır mı?
Tampon, bazı kişilerde himen dokusunda gerilme veya görünüm değişikliği oluşturabilir; ancak himenin şekli, esnekliği ya da kanama olup olmaması cinsel ilişki yaşanıp yaşanmadığını göstermez. Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler kuruluşları, cinsel ilişkiyi kanıtlayan bir “bekâret testi” veya muayenesi olmadığını bildirir. Ağrı, kanama veya kaygı varsa kişinin rızasına dayalı, yargılamayan bir sağlık görüşmesi yapılmalıdır. [364]
596. Ergenlikte hangi belirtilerde aynı gün değerlendirme gerekir?
Şiddetli veya giderek artan karın-pelvik ağrı, bayılma, nefes darlığı, çok yoğun kanama, yüksek ateş, kötü kokulu akıntı, gebelik olasılığıyla birlikte ağrı/kanama veya cinsel şiddet şüphesi aynı gün değerlendirme gerektirir. Bilinç değişikliği, dolaşım bozukluğu, ciddi kanama ya da hızlı kötüleşme varsa acile başvurun ve 112’yi arayın. Bu uyarılar tanı koydurmaz; gecikmesi sakıncalı durumları ayırt etmek içindir.
Perimenopoz, menopoz ve belirtilerin yönetimi
597. Perimenopoz ile menopoz arasındaki fark nedir; menopoz ne zaman kabul edilir?
Perimenopoz, adet düzeni ve hormonların değişmeye başladığı geçiş dönemidir; adetler sıklaşabilir, seyrekleşebilir, daha ağır veya daha hafif olabilir. Başka fizyolojik ya da hastalığa bağlı neden yokken son adetten sonra kesintisiz 12 ay kanama olmaması menopoz olarak kabul edilir. Doğal menopoz çoğunlukla 45–55 yaş arasında görülür; ameliyatlar ve bazı kanser tedavileri daha erken ve ani bir geçişe yol açabilir. [357] [360] [368]
598. Perimenopozda gebelik olabilir mi; korunma ne zamana kadar sürmelidir?
Evet. Perimenopozda yumurtlama düzensiz de olsa sürebilir; adetlerin seyrekleşmesi doğurganlığın tamamen bittiğini göstermez. Gebelik istenmiyorsa yaş, sağlık durumu ve kullanılan ilaçlara uygun korunma sürdürülmelidir; korunmanın ne zaman bırakılacağı yaşa, son doğal adetin zamanına ve kullanılan yönteme göre değişir. Menopoz tanımındaki 12 aylık adet görmeme süresi, herkes için tek başına korunmayı bırakma kuralı değildir. Hormonal korunma kanama örüntüsünü değiştirebileceği için menopoz zamanını anlamak zorlaşabilir. [357] [368] [369]
599. Menopoz belirtileri varsa hormon testi her zaman gerekli midir?
Hayır. 45 yaş üzerindeki ve tipik belirtileri olan kişilerde değerlendirme çoğu zaman yaş, son adet tarihi ve yakınmalar üzerinden klinik yapılabilir. Daha genç yaşta başlayan düzensizlikte, hormonlu korunma kullanılırken, gebelik olasılığında veya bulgular belirsiz olduğunda başka nedenleri araştırmak için testler istenebilir. Tek bir FSH, estradiol veya AMH sonucu kişinin tüm sağlık durumunun yerine konulmamalıdır. [359] [368] [369]
600. Perimenopozda düzensiz veya ağır kanama normal midir?
Yumurtlamanın düzensizleşmesi adet aralarını ve kanama miktarını değiştirebilir; bu sık görülür, fakat her kanama değişikliği yalnızca menopoza bağlanmamalıdır. Ara kanama, ilişki sonrası kanama, alışılmadık derecede ağır veya uzun kanama, kansızlık bulguları ya da gebelik olasılığı varsa değerlendirme gerekir. Öykü, muayene ve gerektiğinde ultrason veya rahim içinden örnekleme ile polip, miyom, endometrium değişiklikleri ve diğer nedenler araştırılabilir. [362] [369] [373]
601. Sıcak basması ve gece terlemesi için günlük yaşamda neler yapılabilir?
Serin ve havalandırılmış bir ortam, kat kat giyinmek, düzenli hareket, uyku düzeni ve kişisel tetikleyicileri fark etmek bazı kişilerde yakınmaları azaltabilir. Sigara, alkol, sıcak içecekler veya baharatlı yiyecekler bazı kişilerde belirtileri artırabilir; herkes için aynı tetikleyici yoktur. Yakınmalar uykuyu veya işi bozuyorsa hormon tedavisi ve hormon dışı seçeneklerin yarar-risk dengesi görüşülebilir. [356] [360] [368] [369]
602. Menopozda uyku bozukluğu, ruh hali değişikliği veya “beyin sisi” nasıl ele alınır?
Gece terlemesi ve sıcak basması uykuyu bozabilir; ayrıca depresyon, anksiyete, tiroid hastalıkları, ilaçlar ve yaşam stresi benzer yakınmalar yapabilir. Düzenli uyku alışkanlıkları, hareket, stres yönetimi ve uygun kişilerde bilişsel davranışçı terapi yardımcı olabilir; sistemik hormon veya hormon dışı ilaç seçimi belirtiler ve tıbbi öyküyle belirlenir. Şiddetli çökkünlük, kendine zarar düşüncesi, bilinç değişikliği veya hızla kötüleşme varsa acil yardım alın. [360] [369] [370]
603. Menopozda vajinal kuruluk ve cinsel ilişkide ağrı neden olur; ne yardımcı olabilir?
Östrojen azalması vajinal dokularda kuruluk, yanma, hassasiyet ve esneklik kaybına yol açabilir; idrar yolu yakınmaları da eşlik edebilir. Su veya silikon bazlı kayganlaştırıcılar ve düzenli vajinal nemlendiriciler bazı kişilerde rahatlama sağlar. Yakınmalar sürerse lokal vajinal östrojen veya başka seçenekler değerlendirilir; yeni başlayan kanama, yara, kötü kokulu akıntı veya belirgin ağrı varsa önce neden araştırılmalıdır. [360] [369] [372]
604. Lokal vajinal östrojen ile sistemik hormon tedavisi arasındaki fark nedir?
Lokal vajinal östrojen düşük dozda vajinal kuruluk, yanma ve dokusal yakınmaları hedefler; sıcak basması veya uykusuzluk gibi tüm vücudu ilgilendiren belirtileri genellikle düzeltmez. Sistemik hormon tedavisi kana karışarak daha geniş etki oluşturur ve kişisel yarar-risk değerlendirmesi gerektirir. Lokal tedavide sistemik emilim düşük olabilir, ancak kanama, kanser öyküsü veya başka özel durumlarda karar sağlık çalışanıyla verilmelidir. [370] [371] [372]
605. Hormon tedavisi kullanamayan veya istemeyen kişilerde hangi seçenekler vardır?
Kayganlaştırıcılar ve vajinal nemlendiriciler, sıcak basması için hekim tarafından seçilen bazı hormon dışı ilaçlar ve uygun kişilerde bilişsel davranışçı terapi değerlendirilebilir. Uyku ve ruh hali yakınmalarında depresyon, anksiyete, tiroid hastalığı veya ilaç etkisi gibi başka nedenler de gözden geçirilmelidir. Bir seçeneğin “hormonsuz” olması onun herkes için risksiz olduğu anlamına gelmez; ürün ve sağlık öyküsü birlikte değerlendirilir. [356] [369] [370]
606. Bitkisel ürünler, homeopati, akupunktur veya hipnoz menopozu tedavi eder mi?
Bu yaklaşımların bazı kişilerde belirti algısını etkilediği bildirilebilse de menopozu durdurdukları veya hormon tedavisine eşdeğer oldukları gösterilmiş değildir. Bitkisel ürünlerin içerik, etkililik, güvenlilik ve ilaç etkileşimi konusunda kanıtları değişkendir; “doğal” sözcüğü güvenli anlamına gelmez. Kullanılan her ürün sağlık çalışanına bildirilmelidir; kanıtı belirsiz bir ürün, değerlendirme veya etkili tedavinin yerine geçmemelidir. [356] [370]
607. Menopozda sistemik hormon tedavisi hangi yakınmalarda yarar sağlayabilir?
Sistemik hormon tedavisi, uygun kişilerde sıcak basması ve gece terlemesini azaltmada en etkili seçeneklerden biri olabilir; menopozla ilişkili vajinal yakınmaları da azaltabilir. Kemik kaybını sınırlama yararı bulunabilir, ancak yalnızca kalp hastalığını önlemek veya yaşlanmayı geri çevirmek amacıyla başlanmaz. Karar; belirtilerin şiddeti, yaş, menopozdan geçen süre, rahim durumu ve kişisel risklerle birlikte verilir. [358] [360] [371]
608. Menopoz hormon tedavisi güvenli midir; yarar ve risk dengesi nasıl değerlendirilir?
Hormon tedavisi herkes için risksiz değildir, fakat uygun kişide belirgin yakınmaların yararı risklerden ağır basabilir. Pıhtı, inme, safra kesesi sorunları ve bazı kanserlerle ilişkili riskler; yaşa, başlama zamanına, hormon türüne, uygulama yoluna, kullanım süresine ve kişisel öyküye göre değişir. “Herkes kullanmalı” veya “kimse kullanmamalı” yaklaşımı yerine ortak karar ve düzenli yeniden değerlendirme gerekir. [358] [371]
609. Rahim varsa sistemik östrojen kullanırken neden progestojen gerekir?
Rahim iç tabakası, sistemik östrojene tek başına maruz kaldığında kalınlaşabilir ve uzun vadede endometrium kanseri riski artabilir. Progestojen, östrojenin bu etkisini dengeleyerek endometriumu korumaya yardımcı olur. Kullanılacak koruma biçimi ve kanama beklentisi kişisel tıbbi geçmişe göre belirlenir; açıklanamayan kanama varsa önce değerlendirme yapılmadan hormon başlanmaz. [358] [370] [371]
610. Hormon tedavisi kimler için uygun olmayabilir veya önce ayrıntılı değerlendirme gerektirir?
Nedeni açıklanmamış vajinal kanama, bazı meme veya endometrium kanseri öyküleri, geçirilmiş pıhtı veya inme, ciddi karaciğer hastalığı ve bazı kalp-damar durumları kararın özel değerlendirme gerektirdiği örneklerdir. Bu liste kişisel riskleri tek başına belirlemez; hastalık öyküsü, kullanılan ilaçlar ve belirtiler birlikte ele alınır. Tedaviye başlamadan önce kanama nedeni ve gebelik olasılığı uygun kişide dışlanmalıdır. [358] [371]
611. “Biyoeşdeğer” veya kişiye özel karışım hormonlar daha doğal ve güvenli midir?
Hayır. “Biyoeşdeğer” sözcüğü tek başına bir ürünün onaylı hormonlardan daha güvenli, etkili veya doğal olduğunu kanıtlamaz; bazı onaylı ürünler de vücuttaki hormonlarla özdeş olabilir. Kişiye özel karışımlarda doz, saflık, standardizasyon ve uzun dönem güvenlik kanıtı değişken olabilir. Uygun onaylı seçenek varken pazarlama iddiası yerine ürün bilgisi, kanıt ve kişisel riskler değerlendirilmelidir. [378]
612. Hormon tedavisi kalp hastalığını önlemek için kullanılabilir mi?
Hayır. Menopoz hormon tedavisi kalp hastalığını veya inmeyi önleme amacıyla başlatılmamalıdır; kalp-damar yarar ve riskleri başlama zamanına ve kişinin mevcut risklerine göre değişebilir. Kan basıncı, kolesterol, kan şekeri, kilo, sigara, uyku ve hareket düzeyi ayrıca yönetilmelidir. Göğüs ağrısı, ani nefes darlığı, tek taraflı güçsüzlük veya konuşma bozukluğunda 112’yi arayın. [371]
613. Menopoz sonrası kanama neden önemlidir?
12 ay veya daha uzun süre adet görülmedikten sonra olan tek seferlik lekelenme, pembe-kahverengi akıntı veya kanama bile gecikmeden değerlendirilmelidir. Vajinal ya da rahim içi dokularda incelme, polip, hormon tedavisi etkisi ve daha seyrek olarak endometrium kanseri nedenler arasında olabilir. Kanamayı “menopozun doğal devamı” sayıp beklemek yerine sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. [360] [373] [374]
614. Menopoz sonrası kanama nasıl araştırılır?
Önce kanamanın zamanı, miktarı, kullanılan hormon veya ilaçlar, önceki tarama ve riskler değerlendirilir; ardından muayene yapılır. Bulgulara göre vajinal ultrason, histeroskopi ve/veya rahim içinden biyopsi istenebilir. Test seçimi kişiye göre değişir ve tek bir ultrason sonucu bütün nedenleri dışlamayabilir. Yoğun kanama, bayılma, ciddi halsizlik veya dolaşım bozukluğu varsa acile başvurun. [373] [374]
Erken menopoz, primer over yetmezliği ve doğurganlık
615. Primer over yetmezliği (POI) ile erken menopoz aynı şey midir?
POI, 40 yaşından önce yumurtalık işlevinin beklenenden erken azalmasıyla düzensiz veya kesilen adetler ve biyokimyasal bulguların birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir durumdur. “Erken menopoz” günlük dilde kullanılabilse de POI’de yumurtalık aktivitesi aralıklı olarak geri dönebilir; bu nedenle doğal menopoz gibi her zaman kalıcı ve kesin kabul edilmez. Tanı, yaş, adet örüntüsü, belirtiler ve uygun testlerle konur. [359] [375] [376]
616. POI tanısı nasıl değerlendirilir; AMH tek başına yeterli midir?
Öyküde adet düzeni, gebelik olasılığı, ameliyatlar, kemoterapi-radyoterapi, aile öyküsü, otoimmün hastalıklar ve kullanılan ilaçlar ele alınır. Hormon sonuçları klinik tabloyla birlikte yorumlanır; tek bir AMH sonucu POI tanısını kesinleştirmez ve yumurtalık rezervi testi doğrudan gebelik garantisi vermez. Belirsiz veya erken yaşta başlayan bulgularda tekrar değerlendirme ve uygun kan testleri gerekebilir. [359] [375] [376]
617. POI veya erken menopozun nedenleri nelerdir?
Genetik özellikler, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, yumurtalıklara yönelik ameliyatlar, kemoterapi ve radyoterapi olası nedenler arasındadır; birçok kişide kesin neden bulunamayabilir. Sigara, çok düşük vücut ağırlığı veya yoğun stres genel sağlığı etkileyebilir, fakat her POI vakasını açıklamaz. Nedeni belirlemek; tedaviyi, kemik-kalp değerlendirmesini ve doğurganlık planını kişiselleştirmeye yardımcı olur. [359] [375]
618. POI gebeliği kesin olarak imkânsız hale getirir mi?
Hayır, ancak doğurganlığı belirgin biçimde azaltabilir. POI’de yumurtalıklar bazı dönemlerde yeniden çalışabildiği için nadiren spontan yumurtlama ve gebelik görülebilir; adet düzensizliği gebelikten korunma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Gebelik isteği varsa zaman kaybetmeden kişisel değerlendirme yapılmalı, yumurta rezervi testleri veya yardımcı üreme yöntemleri kesin gebelik ya da canlı doğum garantisi gibi sunulmamalıdır. [359] [375] [376]
619. POI’de hormon tedavisi neden gündeme gelir?
Yumurtalık hormonlarının beklenenden erken azalması sıcak basması ve vajinal yakınmaların yanı sıra kemik, kalp-damar, cinsel, psikolojik ve bilişsel sağlığı etkileyebilir. Bu nedenle hormon tedavisi, uygun kişilerde yalnızca belirtileri azaltmak için değil, erken hormon eksikliğinin uzun dönem sonuçlarını sınırlamak amacıyla da ele alınabilir. Kanser, pıhtı, kalp-damar öyküsü, kemik yoğunluğu ve gebelik planı birlikte değerlendirilir; tek bir rejim herkese uymaz. [359] [375] [376]
620. Yumurtalıkların alınması veya kemoterapi sonrası menopoz neden farklı olabilir?
Yumurtalıkların alınması ya da yumurtalık işlevini etkileyen tedaviler hormonlarda ani düşüşe yol açabilir; bu durum doğal perimenopozdan daha hızlı ve yoğun belirtiler oluşturabilir. Tedavi planı kanser türü, ek tedaviler, rahim durumu, kemik ve kalp-damar riskiyle birlikte yapılır. Tedavi öncesi doğurganlık korunması konuşulmadıysa bile sonradan seçeneklerin kişisel ve hukuki sınırları değerlendirilmelidir. [356] [359] [375]
621. Menopoz sonrası tüp bebek veya donör yumurta ile gebelik mümkün müdür?
Menopoz sonrası kendi yumurtasıyla doğal gebelik veya klasik tüp bebek olasılığı, yumurtlama ve yumurta rezervi kalmadığı için genellikle mümkün değildir; rahmin gebeliği taşıması tek başına yeterli olmaz. Başka ülkelerde uygulanan donör yumurta yöntemleri Türkiye’de doğrudan uygulanabilir bir seçenek ya da başarı garantisi olarak değerlendirilmemelidir. Türkiye’deki ÜYTE Yönetmeliği ÜYTE’yi anne adayının yumurtası ve kocanın spermi temelinde tanımlar; mevzuat ve başvurulan ülkenin kuralları güncel olarak ayrıca kontrol edilmelidir. [357] [183]
622. Menopoz sonrası gebelik planlanırsa hangi riskler değerlendirilir?
İleri yaş ve eşlik eden hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalığı veya başka kronik durumlar gebelikte anne ve bebek açısından riskleri artırabilir. Gebelik öncesi kadın-doğum değerlendirmesine ek olarak gerekli kişilerde dahiliye veya kardiyoloji görüşü planlanır; ilaçlar ve rahmin durumu gözden geçirilir. Hiçbir yöntem kesin gebelik, sağlıklı doğum veya düşük riskinin ortadan kalkacağı garantisini vermez. [357]
Kemik, kalp ve yaşam boyu sağlık
623. Menopozda kemik erimesinden korunmak için neler yapılabilir?
Düzenli ağırlık taşıyan ve direnç egzersizleri, kas gücü ve denge çalışmaları kemik sağlığını destekler. Dengeli beslenme, yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, sigaradan uzak durma ve alkolü sınırlama da önemlidir. Kırık, boy kısalması, sürekli sırt ağrısı veya uzun süreli erken hormon eksikliği varsa kemik yoğunluğu değerlendirmesinin gerekip gerekmediği görüşülmelidir. [360] [375] [377]
624. Menopozda hangi egzersizler daha yararlıdır; herkes aynı programa başlayabilir mi?
Yürüyüş gibi ağırlık taşıyan hareketler, direnç egzersizleri, denge çalışmaları ve kişinin kapasitesine uygun aerobik aktivite kemik, kas ve kalp sağlığını destekleyebilir. Hareketsiz kişiler düşük düzeyden başlayıp kademeli ilerlemeli; bilinen osteoporoz, kırık, kalp hastalığı, eklem sorunu veya ciddi baş dönmesi varsa yeni programa başlamadan önce değerlendirilmelidir. Ağrı veya baş dönmesi gelişirse aktivite bırakılıp yardım alınmalıdır. [363] [377]
625. Menopozda kalp-damar sağlığını korumak için nelere dikkat etmeliyim?
Kan basıncı, kan şekeri, kolesterol, kilo, uyku, sigara ve fiziksel aktivite düzenli aralıklarla gözden geçirilmelidir. Sebze, meyve, lif ve uygun protein içeren dengeli beslenme; düzenli aerobik ve direnç egzersizi; sigarayı bırakma ve kişiye uygun kilo yönetimi temel adımlardır. Hormon tedavisi bu amaçla başlanmaz. Göğüs ağrısı, ani nefes darlığı veya nörolojik belirti varsa 112 gerekir. [368] [371]
626. Beslenme, sigara ve alkol menopoz belirtilerini veya kemikleri etkiler mi?
Yeterli ve dengeli beslenme, kas-kemik sağlığı için gerekli enerji ve besinlerin alınmasına yardım eder; tek bir “menopoz diyeti” yoktur. Sigara kemik ve kalp-damar riskini artırabilir; alkolün fazla tüketimi de kemik, uyku ve genel sağlık açısından sakıncalıdır. Sıcak basması bir yiyecek veya içecekle tetikleniyorsa kişisel günlük tutup bunu fark etmek, gereksiz katı kısıtlamalardan daha yararlı olabilir. [368] [369] [377]
627. Menopoz döneminde hangi belirtiler acil yardım gerektirir?
Yoğun veya durmayan kanama, bayılma, ciddi halsizlik, göğüs ağrısı, ani nefes darlığı, tek taraflı güçsüzlük, konuşma bozukluğu veya bilinç değişikliği acil değerlendirme gerektirir. Kendine zarar verme düşüncesi, şiddetli ruhsal çöküş veya hızla kötüleşme de beklenmemelidir. Bu durumlarda acile başvurun; yaşamı tehdit eden belirtilerde 112’yi arayın.
628. Menopoz takibinde doktora hangi bilgileri götürmek değerlendirmeyi kolaylaştırır?
Son adet tarihi, kanama günlüğü, sıcak basması ve uyku örüntüsü, kullanılan doğum kontrolü veya hormonlar, tüm ilaçlar ve bitkisel ürünler, kişisel ve ailevi kanser-pıhtı-kalp-kemik öyküsü not edilebilir. Yakınmaların ne zaman başladığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği de önemlidir. Hekim, yaş ve öyküye göre muayene, kan testi, ultrason, kemik yoğunluğu veya başka değerlendirmelerin gerekip gerekmediğine karar verir; her kişiye aynı test yapılmaz. [368] [369] [375]
Yayın öncesi hekim ve editör notları
Bu bölüm yayın ekibine yöneliktir; hasta sayfasına aktarılmadan önce gözden geçirilmelidir. Metin, Op. Dr. Deniz Gökalp tarafından tıbben onaylanmış içerik olarak sunulmamalı; klinik değerlendirme ve yayın onayı tamamlandıktan sonra taslak notu kaldırılmalıdır.
PCOS/PMOS terminolojisi: 2026 küresel uzlaşısında seçilen PMOS adı, PCOS teriminin bütün ülkelerin sağlık sistemlerinden veya Türkiye mevzuatından hemen kalktığı anlamına gelmez. Rehberde geçiş dönemi ve tanı ölçütlerinin yalnızca ad değişikliğiyle ortadan kalkmadığı açıklanmıştır. [275] [279]
Ek tedaviler ve iddialar: PRP, kök hücre, eksozom, “yumurtalık gençleştirme”, ERA ve diğer tüp bebek ek uygulamaları kesin başarı sağlayan, zorunlu veya kanıtlanmış standart yöntemler gibi pazarlanmamalıdır. Canlı doğum yararı, işlem ve ürün güvenliği, kanıtın sınırlılıkları ve alternatifler ayrı değerlendirilmelidir. Başarı oranı kullanılacaksa sonuç türü, yaş grubu, dönem ve payda açıkça belirtilmelidir. [213] [155]
Türkiye mevzuatı ve kuruma özgü uygulama: Kürtaj ve onam koşulları, ÜYTE, üreme hücresi/embriyo saklama, yıllık onam yenileme ve SGK koşulları işlem tarihindeki resmî düzenlemelerle kontrol edilmelidir. Yabancı ülke uygulamaları Türkiye’deki izin veya hizmet kapsamı gibi sunulmamalıdır. Metne ücret, hizmet yeri, cihaz, klinik başarı oranı veya kesin kurum taahhüdü eklenmemiştir. [112] [153] [216]
Bireysel tedavi ve takip: Hormon, ilaç, gebelik izlemi, doğum şekli, tüp bebek protokolü, cerrahi ve menopoz tedavisi kişisel değerlendirme gerektirir. Menopozdaki 12 aylık adet görmeme tanımı ile korunmayı bırakma kararı aynı kabul edilmemelidir; yaş ve kullanılan yöntem göz önüne alınmalıdır. Ulusal tarama programı da belirtileri olan veya özel risk taşıyan kişilerin tanısal değerlendirmesinin yerine geçmez.
Kaynaklar
Op. Dr. Deniz Gökalp’in site yazıları konu ve anlatım kaynağı olarak kullanılmıştır. Bilimsel değerlendirme ve güncellemeler için ayrıca resmî sağlık kurumlarının, uzmanlık kuruluşlarının ve ilgili bilimsel yayınların kaynakları kullanılmıştır. Aşağıdaki numaralar metin içindeki atıflarla eşleşir.
- 95 — T.C. Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliği
- 112 — 2827 Sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun
- 137 — ESHRE endometriosis guideline
- 139 — ACOG uterine fibroids
- 153 — ÜYTE Yönetmeliği güncel metin
- 155 — HFEA platelet-rich plasma evidence
- 183 — Resmî Gazete ÜYTE yönetmeliği
- 213 — HFEA endometrial reseptivite testleri
- 216 — SGK tüp bebek tedavisi bilgilendirmesi
- 262 — Op. Dr. Deniz Gökalp — Adet düzensizliği
- 263 — Op. Dr. Deniz Gökalp — PCOS ve PMOS adlandırması
- 264 — Op. Dr. Deniz Gökalp — Geç veya sık adet görme
- 265 — Op. Dr. Deniz Gökalp — Adet düzensizliği nedenleri ve yaklaşım
- 266 — Op. Dr. Deniz Gökalp — Adet düzensizliğinin nedenleri
- 267 — ACOG — Abnormal Uterine Bleeding
- 268 — ACOG — Amenorrhea: Absence of Periods
- 269 — ACOG — Dysmenorrhea: Painful Periods
- 270 — ACOG — Premenstrual Syndrome
- 271 — 2023 International Evidence-based Guideline for PCOS — Recommendations
- 272 — WHO — Polycystic ovary syndrome
- 273 — ASRM — Current evaluation of amenorrhea
- 274 — ESHRE — Premature Ovarian Insufficiency Patient Guideline 2024
- 275 — The Lancet — Global consensus process for the new PMOS name
- 276 — BMC Medicine — International evidence-based recommendations for PCOS in adolescents 2025
- 277 — NHS — Heavy periods
- 278 — ACOG — Menstruation in Girls and Adolescents
- 279 — Endocrine Society — PMOS name change and transition
- 280 — Deniz Gökalp: Labiaplasti
- 281 — Deniz Gökalp: Vajinoplasti
- 282 — Deniz Gökalp: İdrar kaçırma operasyonu
- 283 — Deniz Gökalp: Genital siğil tedavisi
- 284 — Deniz Gökalp: Bartholin kisti ve tedavisi
- 285 — Deniz Gökalp: Vajinada koku ve renkli akıntı
- 286 — Deniz Gökalp: Genital siğil neden olur
- 287 — Deniz Gökalp: Vajinal akıntı renkleri
- 288 — Deniz Gökalp: Vajinismus nedir
- 289 — ACOG: Vajinal gençleştirme, labiaplasti ve diğer kadın genital kozmetik cerrahileri
- 290 — ACOG Committee Opinion 795: Elektif kadın genital kozmetik cerrahisi
- 291 — T.C. Sağlık Bakanlığı HSGM: Kanser taramaları
- 292 — CDC: Vajinal akıntı, kaşıntı, koku ve yanma
- 293 — CDC: Vulvovajinal kandidiyazis
- 294 — CDC: Bakteriyel vajinoz
- 295 — ACOG: Vajinit
- 296 — WHO: Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar
- 297 — CDC: Genital herpes
- 298 — CDC: Pelvik inflamatuar hastalık
- 299 — ACOG: Vulvar ağrı, yanma ve kaşıntının yaygın nedenleri
- 300 — NHS: Bartholin kisti
- 301 — ACOG: İlişki sırasında ağrı
- 302 — ACOG: Cinsel sağlığınız
- 303 — ACOG: Vulvodini
- 304 — NHS: İdrar yolu enfeksiyonları
- 305 — ACOG: İdrar kaçırma
- 306 — NHS: Pelvik organ sarkması
- 307 — NICE: Kadınlarda idrar kaçırma ve pelvik organ sarkması önerileri
- 308 — WHO: Bekâret testinin kaldırılması bildirisi
- 309 — NHS: Cinsel istekte azalma
- 310 — CDC: HPV enfeksiyonu ve rahim ağzı kanseri
- 311 — NHS Fibroids
- 312 — ACOG Hysteroscopy
- 313 — NHS Hysteroscopy
- 314 — ACOG Ovarian Cysts
- 315 — NHS Ovarian Cyst
- 316 — NHS Endometriosis
- 317 — ESHRE Guideline: Endometriosis, Human Reproduction Open
- 318 — NHS Adenomyosis
- 319 — ACOG Chronic Pelvic Pain
- 320 — ACOG Laparoscopy
- 321 — NHS Laparoscopy
- 322 — ACOG Hysterectomy
- 323 — ASRM Endometriosis and Infertility Committee Opinion
- 324 — ACOG Committee Opinion: Use of Hysteroscopy for Intrauterine Pathology
- 325 — Histeroskopi — site açıklaması
- 326 — Laparoskopi — site açıklaması
- 327 — Açık Myomektomi — site açıklaması
- 328 — Laparoskopik Myomektomi — site açıklaması
- 329 — Açık Histerektomi — site açıklaması
- 330 — Laparoskopik Histerektomi — site açıklaması
- 331 — Histeroskopi için adet döngüsünde zamanlama — site yazısı
- 332 — Çikolata kisti ağrısı — site yazısı
- 333 — Rahim polipi ve gebelik — site yazısı
- 334 — Çikolata kisti/endometriozis tedavisi — site yazısı
- 335 — Histeroskopi ve rahim içi değerlendirme — site yazısı
- 336 — Miyom belirtileri ve tedavisi — site yazısı
- 337 — Ofis ve operatif histeroskopi — site yazısı
- 338 — Op. Dr. Deniz Gökalp — Kolposkopide Biyopsi Neden Alınır? Biyopsi Sonuçları Ne Anlama Gelir?
- 339 — Op. Dr. Deniz Gökalp — CIN1, CIN2, CIN3 Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
- 340 — Op. Dr. Deniz Gökalp — Smear Testleri
- 341 — Op. Dr. Deniz Gökalp — HPV Taraması
- 342 — ACOG — Pelvic Exams
- 343 — Guy’s and St Thomas’ NHS — Transvaginal ultrasound scan
- 344 — WHO — Cervical cancer
- 345 — ACOG — Abnormal Cervical Cancer Screening Test Results
- 346 — ACOG — Colposcopy
- 347 — CDC — HPV Vaccine Recommendations
- 348 — CDC — Symptoms of Gynecologic Cancers
- 349 — ACOG — Ovarian Cancer
- 350 — ACOG — Hereditary Cancer Syndromes and Risk Assessment
- 351 — NHS — Symptoms of cervical cancer
- 352 — NHS — Symptoms of womb cancer
- 353 — NHS — Symptoms of ovarian cancer
- 354 — NHS — Symptoms of vulval cancer
- 355 — T.C. Sağlık Bakanlığı Aşı Portalı — Aşı Takvimi
- 356 — Deniz Gökalp: Menopoz tedavisi
- 357 — Deniz Gökalp: Menopoza giren kadın hamile kalabilir mi?
- 358 — Deniz Gökalp: Menopozda hormon tedavisi
- 359 — Deniz Gökalp: Erken menopoz
- 360 — Deniz Gökalp: Menopoz nedir?
- 361 — ACOG: Your First Period
- 362 — ACOG: Heavy and Abnormal Periods
- 363 — T.C. Sağlık Bakanlığı: Bebek, Çocuk, Ergen İzlem Protokolleri
- 364 — WHO ve Birleşmiş Milletler: Bekâret testlerinin kaldırılması
- 365 — FDA: Facts on Tampons and Tampon Safety
- 366 — ACOG: The Initial Reproductive Health Visit
- 367 — ACOG: Confidentiality in Adolescent Health Care
- 368 — WHO: Menopause Fact Sheet
- 369 — NHS: Symptoms of Menopause and Perimenopause
- 370 — NHS: Treatment for Menopause and Perimenopause
- 371 — ACOG: Hormone Therapy for Menopause
- 372 — NHS: About Vaginal Oestrogen
- 373 — ACOG: Perimenopausal Bleeding and Bleeding After Menopause
- 374 — NHS: Postmenopausal Bleeding
- 375 — ESHRE: Guideline on Premature Ovarian Insufficiency
- 376 — ASRM/ESHRE/CRE-WHiRL/IMS: Evidence-Based Guideline on POI
- 377 — NHS: Prevention of Osteoporosis
- 378 — ACOG: Compounded Bioidentical Menopausal Hormone Therapy



